İhbar nedir, İhbar ne demek

İhbar; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"İhbar" ile ilgili cümle

  • "Karakollara da ihbarlar artmaya başlamıştı." - Ç. Altan

Hukuki terim anlamı:

bildirim. ~ etmek: bildirmek,

İhbar tanımı, anlamı:

İhbar etmek : Bir suçu veya suçluyu yetkili makama gizlice bildirmek. bildirmek, haber vermek.

İhbarname : Haber verme kâğıdı, bildirim, ihbariye.

İhbar tazminatı : Bildirim ödencesi.

İhbarcı : Haber veren, bildiren kimse. Muhbir.

İhbarcılık : Muhbirlik.

İhbariye : Haber verme ücreti. Haber verme kâğıdı, bildirim, ihbarname.

İhbarlama : İhbarlamak işi.

İhbarlı : Önceden bildirilmiş, haber verilmiş.

Bildirme : Bildirmek işi, beyan, tebliğ.

Bildirim : Bu açıklamanın yapıldığı kâğıt, ihbarname. Yazılı olarak yapılmış olan açıklama, tebligat. Bildirme işi.

Haber : Bilgi. Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. Yüklem. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi.

Verme : Vermek işi.

Suçlu : Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

 

Yetkili : Mezun. Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar.

İhbar ile ilgili Cümleler

  • Ali kendini polise ihbar etmek istiyordu.
  • O bana ihbar etmekle tehdit etti.
  • Ali Mary'yi kendini polise ihbar etmesi için cesaretlendirdi.
  • Kendimi polise ihbar etmek istemiyorum.
  • Tom'u ihbar edeceğim.
  • Birkaç elektrik kesintisi ihbarı oldu.
  • Ali beni ihbar etmekle tehdit etti.

Diğer dillerde İhbar anlamı nedir?

İngilizce'de İhbar ne demek? : n. informing, denouncement, denunciation, notice, warning, conveyance, squeal

Fransızca'da İhbar : dénonciation [la], avertissement [le], délation [la], préavis [le]

Almanca'da İhbar : n. Anzeige, Avis, Notifikation

Rusça'da İhbar : n. уведомление (N), нотификация (F), предостережение (N), упреждение (N), донос (M)

adj. фискальный