Enzymes türkçesi Enzymes nedir

Enzymes ingilizcede ne demek, Enzymes nerede nasıl kullanılır?

Activating enzymes : Aminoasitlerin nükleotit monofosfatlarının aktivasyonu sırasında katalizör olarak iş gören enzimler. Amino asitlerin nükleotit monofosfatlarının aktivasyonu sırasında katalizör olarak iş gören enzimler. örnek: amino asil sentetaz. Aktifleştirici enzimler.

Dna restriction enzymes : Dna kesme enzimleri. Dna'yı belirli noktalardan tekrarlanabilir şekilde kesen ve bakteri suşlarından izole edilen bam hı, hind ııı gibi enzimler. dna restriksiyon enzimleri, restriksiyon enzimleri, restriksiyon endonükleaz.

Lipolytic enzymes : Lipaz. Lipolitik enzimler.

Microzomal enzymes : Mikrozomal enzimler. Karaciğerin parenkim hücrelerinin endoplazmik retikulumunda bulunan mikrozomların içinde yerleşmiş olan ve biyotransformasyon sırasında yükseltgenme, indirgenme, kopmayla ve birleşme reaksiyonlarını yöneten enzimlerin ortak adı.

Oxidation reduction enzymes : Oksidasyon-redüksiyon enzimleri. Oksidoredüktaz.

Respiratory enzymes : Fizyolojik olarak oksidasyon ve redaksiyon olaylarına ve çeşitli sitokromlar gibi hücre içi solunum olayına giren enzimler. Solunum enzimleri.

Enzyme induction : Karaciğer başta olmak üzere bazı organlarda ilaçların biyotransformasyonundan sorumlu enzimlerin aktivitesinin artması. Enzim indüksiyonu.

 

Enzyme inhibitor : Enzim baskılayıcısı. Enzim inhibitörü. İlaç metabolizmasında görevli bazı enzimlerin üretimini azaltarak veya yıkımlanmalarını artırarak bu enzimlerin substratı durumundaki ilaçların biyotransformasyonunun yavaşlamasına neden olan simetidin ve kloramfenikol gibi bileşikler.

Enzyme linked immunosorbent assay : Elısa. Enzimle işaretli antikorlar kullanılarak antijen veya antikor varlığını belirlemeye yönelik gerçekleştirilen bir laboratuvar yöntemi, eliza, eia, enzim immunoassay. Elisa testi. Eliza testi. Belli bir enzimle işaretlenmiş test maddesi olan antijen veya antikor kullanılarak spesifik antijen veya antikoru belirleme amacıyla uygulanan, çok duyarlı bir laboratuvar yöntemi. Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.

Enzyme inductor : Biyotransformasyonda görevli bazı enzim veya enzim sistemlerinin üretimini artıran veya yıkımlanmasını azaltan ve böylece dokulardaki enzim düzeyini ve buna bağlı olarak da etkinliğini artıran maddeler. karaciğerde ilaç biyotransformasyonunda görevli olan mikrozomal enzimlerin indüklenmesini gerçekleştiren binlerce madde vardır ve bunlar fenobarbital tipi ve poliaromatik hidrokarbon tipinde artış yapanlar olmak üzere iki kısma ayrılırlar. Enzim indükleyici.

İngilizce Enzymes Türkçe anlamı, Enzymes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enzymes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catalase : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hidrojen peroksidin su ve oksijene ayrılmasını sağlayan enzim. Hidrojen peroksidi oksijen ve suya ayrıştıran, hem hayvan hem de bitki hücrelerinde bulunan enzim. Çözücü. Katalaz. Hidrojen peroksiti suya ve oksijen molekülüne parçalayan ve oksijen alıcısı gerektirmeyen bir enzim. Hidrojen peroksiti bozan enzim. Katalaz enzimi.

 

Chymosin : Kimozin. Rennin.

Trypsin : Pankreas tarafından salınan, amin asitleri arasındaki bağları koparan proteolitik bir enzim, endopeptidaz. bu enzim salındığı zaman bağırsağa dökülene kadar etkisiz formu olan tripsonejen haldedir, aksi halde bu enzim pankreasın kendi dokusunu tahrip eder. duodenum mukoza hücrelerinden salınan enterokinaz enzimi tripsonejenin tripsin haline dönüşmesinde rol oynar ve etkin tripsin enzimi oluşur. arjinin ve lizin gibi temel amino asitleri karboksil bölgeleri üzerinde kesen ve bu etkinliği nedeniyle hücre kültür çalışmalarında sıklıkla kullanılır. Pankreastan salgılanan proteolitik sindirim enzimi. Tripsin. Tiripsin. Proteinleri peptona dönüştürebilen pankreasa ait enzim (biyokimya).

Reductase : İndirgeyici enzim. Redüktaz. İndirgeç. Bir bileşiğin indirgenmesini katalizleyen herhangi bir enzim. Rediktaz.

Transferase : Bir atom grubunun bir molekülden diğer moleküle aktarılmasını katalizleyen herhangi bir enzim. Bir kimyasal grubu bir bileşikten diğerine taşıyan enzimler. Transferaz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Enzim türü. Enzim türü (kimya). Bir enzim türü. Bir kimyasal grubu bir vericiden bir alıcıya taşıyan enzimler.

Isomerase : Molekül içerisinde atomların yerlerini değiştiren enzim. Molekül içinde yeni atom düzenlemesini katalizleyen herhangi bir enzim. Bir molekül içinde yeni atom düzenlenmesini katalizleyen herhangi bir enzim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İzomeraz. Eş enzim.

Protein : Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Protein. Doku hücrelerinin esas yapı unsurlarından birini oluşturan, aminoasit birleşmesinden oluşmuş azotlu bileşikler grubuna ait herhangi bir madde. Amino asitlerin peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan, karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt içeren, globuler veya fibröz yapıya sahip, bütün canlılar için önemli yapısal ve fonksiyonel işlevleri olan makromoleküller. genellikle peptit bağıyla bağlanmış 100’den fazla amino asit içeren ve molekül ağırlığı 10 kda’dan fazla olan peptitler için kullanılır. Önbesi. Albümin özü. Canlıda yapı elemanı, hormon, enzim, elektron ya da madde taşıyıcısı, desteklik gibi görevleri yapan, amino asitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanması sonucu oluşan, polipeptit dizilerinin tek başlarına ya da diğer moleküllerle birleşerek ipliksi, tabakalı ya da küresel şekillerde (primer, sekunder, tersiyer, kuaterner yapı) bulunabilen, tüm hücre faaliyetlerine katılan bir biyopolimer grubu. Hayvan ve bitki gözelerinde aminoasitlerden yapılan önemli bir besin sınıfı. Proteid. Amino ekşitlerinden yapılmış dirilçoğuz özdeciği.

Glucokinase : Glikolizisin başlangıcında glikozun atp’den bir molekül fosfat alarak glikoz-6-fosfat durumuna gelmesini katalizleyen, yalnızca glikozu fosforile edebilen ve yalnızca karaciğerde bulunan enzim. glikolitik yolun çalışma hızını düzenleyen enzimlerden biri. Glikokinaz. Glükokinaz.

Pepsinogen : Pepsin üreten. Midenin seröz tabakasında zimojen olarak sentezlenen, mide sıvısındaki hidroklorik asit veya diğer pepsin moleküllerinin katalitik etkisiyle pepsine dönüşen, pepsinin etkin olmayan biçimi. Pepsinojen.

Catalyst : Tezgen. Katalizör. Kendisi değişmeden ya da çok az değişerek bir tepkimenin hızını değiştiren ve olası tepkimelerden birisinin seçimli olarak daha hızlı oluşmasını sağlayan özdek. Katalist. Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir tepkimenin hızını değiştirip, tepkime sonunda kendisi değişmeyen özdek. Kimyasal bir reaksiyonu hızlandıran madde, enzim.

Enzymes synonyms : beta lactamase, secretase, telomerase, disaccharidase, cyclooxygenase, spreading factor, histaminase, de iodinase, hyazyme, active site, amylase, plasmin, complement, muramidase, deoxyribonuclease, nuclease, collagenase, decarboxylase, kinase, rennin, cholinesterase, oxidase, elisa, coagulase, penicillinase, lipase, papain, peptidase, streptodornase, mao, fibrinolysin, enterokinase, urease.

Enzymes zıt anlamlı kelimeler, Enzymes kelime anlamı

Anticatalyst : Negatif katalizör. Durduran. Yavaşlatan. Antikatalizör. Karşıtezgen. Kimyasal reaksiyonu yavaşlatan madde (kimya).