Trypsin türkçesi Trypsin nedir

  • Tripsin.
  • Pankreastan salgılanan proteolitik sindirim enzimi.
  • Proteinleri peptona dönüştürebilen pankreasa ait enzim (biyokimya).
  • Pankreas tarafından salınan, amin asitleri arasındaki bağları koparan proteolitik bir enzim, endopeptidaz. bu enzim salındığı zaman bağırsağa dökülene kadar etkisiz formu olan tripsonejen haldedir, aksi halde bu enzim pankreasın kendi dokusunu tahrip eder. duodenum mukoza hücrelerinden salınan enterokinaz enzimi tripsonejenin tripsin haline dönüşmesinde rol oynar ve etkin tripsin enzimi oluşur. arjinin ve lizin gibi temel amino asitleri karboksil bölgeleri üzerinde kesen ve bu etkinliği nedeniyle hücre kültür çalışmalarında sıklıkla kullanılır.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Tiripsin.

Trypsin ingilizcede ne demek, Trypsin nerede nasıl kullanılır?

Trypsinogen : Tripsinojen.

Trypsinogene : Tripsinojen. Pankreastan salgılanan ve onikiparmak bağırsağından salgılanan enterokinazla tripsine çevrilen bir proenzim.

Antitrypsin factor : Baklagillerde en fazla da fiğ ve soyada bulunan, başta kanatlı hayvanlar olmak üzere tek mideli hayvanlarda proteinden ve özellikle metiyonin ve sistin aminoasidlerinden yararlanmayı azaltan, 100-120°c arasındaki sıcaklıklarda 15-20 dakika tutulduğunda etkinliğini kaybeden, proteinlerden yararlanmayı azaltan bir madde, tripsin baskılayıcısı. Tripsin baskılayıcısı. Antitripsin faktörü.

 

Chymotrypsin : Pankreas suyunda bulunan ve alkali ortamda tripsin ya da tripsinle bir arada olmak üzere enterokinazla aktif hale getirilerek peptit zincirini parçalayan enzim, bir proteinaz. Kimotripsin. Kimotiripsin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kemotripsin. Proteolitik enzim. Pankreas suyunda bulunan ve alkali ortamda tripsin veya tripsinle bir arada olmak üzere enterokinazlarla etkin duruma getirilerek peptit zincirini parçalayan enzim. Protein hidrolizine yardım eden enzim.

Trypan blue : Canlı hücrelerde fagositoz olayını incelemede kullanılan vital bir boya. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tripanozomalara karşı kullanılan, zehirli olmayan fakat süt gibi vücut salgılarında mavi renk değişiklerine yol açan azo boyası bir ilaç. Tripan mavisi.

Trypanosome : Tripanozoma. İnsanlarda ve hayvanlarda uyku hastalığına sebep olan trypanosoma (sivrisinek) cinsinin protozoan parazit türü (genellikle böcekler tarafından bulaştırılan). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tripanosom. Bir hücrelilerin (protozoa), kamçılılar (flagellata) sınıfından, çeşitli türleri omurgalı hayvanlarda kan asalağı olarak yaşayan, trypanosoma gambiense türü insanlarda uyku hastalığı, t.brucei türü sığırlarda nagana hastalığı yapan, taşınmaları böcek, sülük gibi kan emen hayvanlarla olan, vücutları uzun ve iki ucu sivri, dalgalı zarlarının içinden uzanan bir kamçıları bulunan türleri içine alan bir cins. Tripanozome. Trypanosomatina alt takımında veya trypanosoma cinsinde bulunan herhangi bir protozoon .

 

Trypanosomiasis : Rodezya uyku hastalığı. İnsanlarda ve hayvanlarda uyku hastalığına sebep olan trypanosoma (sivrisinek) cinsinin protozoan parazit türünün sebep olduğu enfeksiyon (genellikle böcekler tarafından bulaştırılan). Tripanozomiyaz. Tripanozmoz.

Trypanosomal : Tripanosomal. Tripanosomalara mahsus. tripomastigot.

Trypanosomatotropic : Tripanosomatotropik. Trypanosoma’lara seçici bir affinitesi olan.

Trypanocides : Tripanosidal ilaçlar. Trypanosomatina alt takımında bulunan türleri öldüren ajanlar. Tripanozom öldürücü. Tripanosid.

İngilizce Trypsin Türkçe anlamı, Trypsin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trypsin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Trypsinogen : Tripsinojen.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Enzyme : Canlı hücreler tarafından meydana getirilen, biyokimyasal tepkimelerde katalizör olarak görev yapan bir protein molekülü. katalizledikleri tepkimelerin tipine ve sayısına bağlı olarak, oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. ferment. Ferment. Özgen. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dirilkimyasal tepkimeleri, her birine özgün biçimde tezgenleyen önemli tezgen türü önbesi özdeciği. Canlı gözelerce bir taşıyıcı proteinle buna bağlı metal kümelerden üretilip dirilkimyasal tepkimeleri tezleştiren özdek. Enzim. Biyokimyasal tepkimeleri başlatan, hızlandıran ve tepkime sonunda başlangıç yapısını koruyarak tepkimeden ayrılan protein yapısındaki katalizör bileşikler. Tepkiten. Anamaya.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Trypsin synonyms : abdominal palpation, a band, abattoir, a clay, abdomen, abdominal ovariectomy, a crochordon, abaxial.

Trypsin ingilizce tanımı, definition of Trypsin

Trypsin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A proteolytic ferment, or enzyme, present in the pancreatic juice. Unlike the pepsin of the gastric juice, it acts in a neutral or alkaline fluid, and not only converts the albuminous matter of the food into soluble peptones, but also, in part, into leucin and tyrosin.