Ephedra türkçesi Ephedra nedir

  • Efedra.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Deniz üzümü.
  • Deniz üzümügiller (ephedraceae) familyasından ephedra cinsinin türlerine ait, sarı ya da kırmızı kozalaklı, açık tohumlu bitki. efedra.

Ephedra ingilizcede ne demek, Ephedra nerede nasıl kullanılır?

Ephedras : Efedra.

Ephedrin : Efedrin.

Ephedrine : Efedrin. Özellikle çin’de yetişen efedra türü bitkilerden elde edilen, alfa ve beta adrenerjik almaçlar üzerine uyarıcı yönde etki yapan, alerjik reaksiyonların engellenmesi, solunum yollarının genişletilmesi, kanlanma ve ödemin geriletilmesi gibi amaçlarla kullanılan sempatomimetik bir ilaç.

Ephedrins : Efedrin.

Pseudoephedrine : Psödoefedrin. Alfa-uyarıcı etkili, efedrinin stero-izomeri olan bir ilaç.

Ephemeral : Fani. Süreksiz. Efemeral. Çok kısa süren. Gündelik. Bir gün yaşayan. Hayat süresi, bir gün gibi çok kısa olabilen bitkiler. Geçici. Çok kısa ömürlü.

Ephemerae : Ömrü kısa olan. Eski olan her şey. Sadece bir gün süren. Kısa süreli. Geçici. Efemera.

Ephebophilia : Yeniyetmelere (ergenliğin başlarında olan) karşı yetişkin bir insanın cinsel tercihi ve cinsel çekimi. Bir yetişkin tarafından genç birine karşı hissedilen cinsel çekim. Genç kız veya erkeklerin kendilerinden yaşça büyük olan karşı cinse ilgi duymaları. Hebephilia.

 

Ephebic : Genç bir vatandaşla alakalı. Genç bir yurttaşa ait (antik yunan'da). Efebik.

Ephemera : Kısa vadeli şeyler. Efemera. Efemerid. Eski olan her şey. Kısa ömürlü şey. Sadece bir gün yaşayan böcek. Geçici şeyler. Kısa ömürlü şeyler. Bir günlük ömrü olan böcek.

İngilizce Ephedra Türkçe anlamı, Ephedra eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ephedra ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yerdomuzu.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

 

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Shrub : Ağaçsı. Alkollü meyve şurubu. Ağaççık. Çalı. Funda. Bodur ağaç. Şurup. Çepel. Şarap.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Ephedra synonyms : ephedra sinica, genus ephedra, joint fir, mahuang, ephedras, acacia, aardvarks, bush, a chromosome, abacus bodies, a cells, abiotic environment, abambulacral area, aardwolf.