Epicotyl türkçesi Epicotyl nedir
- Bitki embriyosu ya da fidede kotiledonların bağlanma yerinin üstünde kalan eksen kısmı.
- Apikal meristemde sonlanan, bazen bir ya da birkaç genç yaprak taşıyan, kotiledonun üzerinde genç bitki embriyosunun gövdeye benzer ekseni.
- Epikotil.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Epicotyl ingilizcede ne demek, Epicotyl nerede nasıl kullanılır?
Epicolic : Epikolik.
Epicondyle : Ön kol kemiğinin (pazı kemiği) sonunda oval çıkıntı (anatomi terimi). Epikondil.
Epicondylian : Ön kol kemiğinin (pazı kemiği) oval uçlarına ait (anatomi terimi).
Epicondylic : Kemik dokuyla ilgili. Bir kemiğin ucundaki oval çıkıntı (özellikle ön kol kemiğinin) ile alakalı. (anatomi) epicondyle ile alakalı.
Epicondylitis : Epikondilit. Tenis dirseği.
Epic film : Destan filmi. Kahramanlık filmi. Bir kahramanın hayatını ve veya veya maceralarını betimleyen film. Sinemada destan türünün özeliklerini taşıyan film. toplumların ulusa dönüşümü, bu dönüşüm sırasındaki uğraşıları, bu uğraşılarda öne çıkan kahramanları konu alan; birbirine karşıt güçler arasındaki çatışmaları yansıtan; insan ile çevresi arasındaki ilişkileri veren destan türünün sinema özelliklerine uydurulmuş biçimi: üstün güçlü, yiğit, atılgan, açık yürekli, içinden çıktıkları toplumun özlemlerini simgeleyen kahramanlar; bu kahramanların çapına uygun karşıt güçler; tehlikelerle dolu, uçsuz bucaksız çevre; coşkulu, korkulu, gergin bir hava; soluk kesecek olaylar, kanlı çatışmalar, vb. bu çeşit filmlerin başlıca özellikleridir. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Epicontinental : Üstükıtasal.
Epicormic : Uyuyan bir tomurcuğun büyümesi. yangından sonra yaprakların kaybolması ile birlikte kabuk altındaki meristemlerde büyüme olayının başlaması ile yeniden yapraklanma. Epikormik.
Epicondylus medialis : Epikondilus mediyalis. Kol kemiğinde fossa olecraninin iç yan duvarını oluşturan kemik çıkıntı.
Epicontinental sea : Kapalı deniz. Kıta içlerine kadar uzanan sığ deniz. Epirik deniz. Epikontinental deniz.
İngilizce Epicotyl Türkçe anlamı, Epicotyl eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Epicotyl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza.
Epicotyl synonyms : abo blood groups system, a cell, abambulacral area, abacus bodies, abductor muscle, abramis zone.

Bu kısımda Epicotyl kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Epicotyl ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Epicotyl anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Epicotyl ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.