Epiglottises türkçesi Epiglottises nedir

Epiglottises türkçesi ne demek">Epiglottises ingilizcede ne demek, Epiglottises nerede nasıl kullanılır?

Epiglottis : Gırtlak kapağı. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Epiglotis. Dilcik, gırtlak kapağı. Besin yutulduğu zaman soluk borusunun açıklığı üzerine eğilerek onu kapatan telsi, kıkırdaksı, hareket edebilen esnek uzantı. epiglottis. Epiglottis. Küçük dil. Dil tabanının biraz altında, gırtlağın üst kısmında bulunan, kıkırdaktan yapılmış hareketli kapakçık. seslerin boğumlanması sırasında, ses yolunun açılıp kapanmasında, daralıp genişlemesinde ve türlü biçimlere girmesinde görev alan organ. Epiglot.

Epiglottic : (anatomi) epiglotla (küçük dil) alakalı veya ona ait. Gırtlak girişini kapatan kıkırdaksı kapakla alakalı veya ona ait. Epiglotik.

Epiglottic entrapment : Daha çok yarış atlarında gürültülü solunum ve antrenmanlarda toleranssızlıkla belirgin epiglottisin dış kenarının ve apeksinin aryepiglottik kıvrım tarafından sarılması. Epiglottis tutukluğu.

Epiglotticus : Epiglottisle ilgili olan. Epiglottikus.

Epiglottidean : Gırtlak girişini kapatan kıkırdaksı kapakla alakalı veya ona ait. (anatomi) epiglotla (küçük dil) alakalı veya ona ait. Epiglotldyan.

 

Subepiglottic : Subeplglotlk.

Cartilago epiglottica : Gırtlak kapağı kıkırdağı. Epiglot kıkırdağı, dilcik kıkırdağı, gırtlağın girit kısmında yer alan gırtlak kıkırdağı, kartilago epiglottika. Kartilago epiglottika.

Glossoepiglottic : Glosoepiglotik.

Epiglottal : (anatomi) epiglotla (küçük dil) alakalı veya ona ait. Gırtlak girişini kapatan kıkırdaksı kapakla alakalı veya ona ait. Gırtlak kapağına ait.

Epiglottitis : Epiglot iltihabı. Epiglotit.

İngilizce Epiglottises Türkçe anlamı, Epiglottises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Epiglottises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

[#uvula Uvula] : Dilcik. Yumuşak damağın gerisinde bulunan etli bir lop şeklinde aşağı doğru sarkan uzantı. Yumuşak damağın arka ucunu oluşturan ve boğaza doğru sarkan küçük organ. Biyoloji, gramer alanlarında kullanılır. Küçükdil.

Taste bud : Tat alma cisimciği. Tat tomurcuğu. Lezzet tomurcuğu. Tat alma organı. Dil üzerinde bulunan ve çeşitli papillalara yerleşmiş olan, çeşitli hücreler kapsayan, ikincil duygu hücrelerinin tat duygusunu aldığı mukoza içindeki özel yapılar.

Uvulas : Uvula. Dilcik. Küçükdil.

Redness : Allık. Kırmızılık. Kızıllık. Kızarıklık.

Epiglottis : Epiglottis. Dilcik, gırtlak kapağı. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dil tabanının biraz altında, gırtlağın üst kısmında bulunan, kıkırdaktan yapılmış hareketli kapakçık. seslerin boğumlanması sırasında, ses yolunun açılıp kapanmasında, daralıp genişlemesinde ve türlü biçimlere girmesinde görev alan organ. Besin yutulduğu zaman soluk borusunun açıklığı üzerine eğilerek onu kapatan telsi, kıkırdaksı, hareket edebilen esnek uzantı. epiglottis.

 

Inflammation : Tutuşma. İrin. bk. yangı. Yangı. Tutuşturma. İltihaplanma. Alevlendirme. Hastalık yapan etkenlere, antijenlere, fiziksel yaralanmalara karşı vücudun savunulması için ağrı, yara yerine kanın yönelmesi sebebiyle kızarıklık, serum moleküllerinin damar dışına akması sebebiyle şişme şeklinde gösterdiği değişiklik. enflamasyon. Enflamasyon. Alevlenme. Kimi özdeklerde, sıcaklığın belli bir değere erişmesiyle, yanma olayının birdenbire oluşması.

Trachea : Soluk borusu. Solunum organı (böcek). Trakea. Boğurdak. Trake. Nefes borusu. Havanın akciğerlere girip çıktığı ana kanal. bitkilerde duvarları halkasal kalınlaşmalara sahip odun dokusu elemanları. böceklerde ve diğer eklem bacaklılarda solunum sisteminin stigma ile dışarı açılan hava dolu tüpçükleri. trakea. Yaprak damarı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Tastebud : Tat alma organı. Tat alma cisimciği.

Windpipe : Nefes borusu. Trake. Yaprak damarı. Gırtlak. Soluk borusu.

Epiglottises synonyms : gustatory organ, rubor, uvulae, cartilaginous structure.