Epilepsy türkçesi Epilepsy nedir

Epilepsy ile ilgili cümleler

English: Epilepsy can have various causes.
Turkish: Epilepsinin farklı sebepleri olabilir.

Epilepsy ingilizcede ne demek, Epilepsy nerede nasıl kullanılır?

Reflex epilepsy : A vitamini eksikliği, askaridiozis vb. sonucu reflektorik olarak oluşan epilepsi benzeri nöbetler. Refleks epilepsisi. Refleks epilepsi.

The israel league against epilepsy : Epilepsi hastalığına karşı savaşmak isteyen israil organizasyonu. Epilepsiye karşı israil derneği.

Hysteroepilepsy : Histeroepilepsi.

Epilepsia : Epilepsi.

Epilepsies : Tutarık. Epilepsi. Sara hastalığı. Tutarak. Sar'a. Sara. Peri hastalığı.

Epileptic : Sara hastalığına özgü. Saraya ait. Tutarıklı. Saralı, sara hastalığına ait olan. Sara (ile ilgili). Saralı kimse. Epilepsili. Saralı. Epileptik.

Antiepileptic : Sara hastalığını tedavi eden, sara ilacı, sarayı tedavi edici. Antiepileptik.

Epilation : Epilasyon.

Epilated : Tüyleri aldırmak. Tüy almak. Kıllardan kurtulmak.

Epilate : Kıllardan kurtulmak. Tüyleri aldırmak. Tüy almak.

 

İngilizce Epilepsy Türkçe anlamı, Epilepsy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Epilepsy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Petit mal : Hafif sara. Pötimal.

Abaxial : Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Seizure : Kriz. Ani hastalık nöbeti. El koyma (zorödetim). Tutma. Yakalama. Zapt. Gasp. El koyma. İnme.

 

Epilepsy synonyms : focal epilepsy, lafora's disease, tonic epilepsy, generalized epilepsy, posttraumatic epilepsy, brain disorder, procursive epilepsy, traumatic epilepsy, brain disease, epilepsia major, myoclonus epilepsy, cortical epilepsy, epilepsia minor, epileptic seizure, grand mal epilepsy, akinetic epilepsy, psychomotor epilepsy, petit mal epilepsy, temporal lobe epilepsy, epilepsia, epilepsies, abdominal ovariectomy, status epilepticus, hysteria, hysterias, reflex epilepsy, abdomen, encephalopathy, a clay, grand mal, abdominal distention, abdominal fat necrosis, abdominal pain.

Epilepsy ingilizce tanımı, definition of Epilepsy

Epilepsy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The "falling sickness," so called because the patient falls suddenly to the ground. A disease characterized by paroxysms (or fits) occurring at interval and attended by sudden loss of consciousness, and convulsive motions of the muscles.