Epiphysis türkçesi Epiphysis nedir
- Omurgalılarda, birinci beyin karıncığından uzamış ve endokrin faaliyeti olan, vazotosin ve üreme olaylarını kontrol altında tutan melatonin salgılayan bir bez. pineal bez. uzun kemiklerin uç bölgesi. 3.parapineal organ.
- Pineal bez.
- Kemik ucu.
- Beyin epifizi.
- Kemikucu.
- Beynin tabanında bulunan bir iç salgı bezi, pineal bez.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Epifiz.
- Ana kemikten ayrı olarak kemikleşen ve daha sonra onunla birleşen bir kemiğin ucu (anatomi terimi).
Epiphysis ingilizcede ne demek, Epiphysis nerede nasıl kullanılır?
Epiphysis cerebri : Pineal bez. Epifiz bezi. Beyin epifizi.
Epiphysial : Epiphysise ait. Ana kemikten ayrı olarak kemikleşen ve daha sonra onunla birleşen bir kemiğin ucu ile alakalı (anatomi terimi). Epifiz. Epiphysis ile alakalı.
Epiphysialis : Epifizyalis. Epifize ait, epifizle ilgili olan.
Epiphysiolysis : Epifizyolizis. Epifizyoliz. Epifiz ayrılması.
Epiphysitis : Epifizit.
Cartilago epiphysialis : Epifiz kıkırdağı. Kemiklerin gelişmesini sağlayan ve kemiklerin uç kısımlarında bulunan kıkırdak, kartilago epifizyalis. Kartilago epifizyalis.
Femoral head epiphysiolysis : Beş-oniki aylık domuzlarda, uyluk kemiği başının gövdeden ayrılması sonucu, arka bacak topallığıyla başlayıp birkaç gün içerisinde ayağa kalkamamayla belirgin hastalık. Femur başı epifiziolizisi.
Epiphyseal slippage of caput femoris : Buzağı, tay, kedi, köpek ve domuzlarda uyluk kemiğinin epifizinin yerinden ayrılması. Kaput femoriste epifiz ayrılması.
Epiphyseal plate : Büyüme kıkırdağı. Uzun kemiklerin endokondral kemikleşmesinde epifiz yakınındaki kıkırdaktan oluşan disk biçimindeki bölge. Epifiz plağı. Epifizyal plak. Kemiklerin uzunlamasına büyümesini sağlayan, uzun kemiklerin epifizindeki kıkırdak tabakası.
Epiphyseal tumor : Pinealom. Epifiz tümörü.
İngilizce Epiphysis Türkçe anlamı, Epiphysis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Epiphysis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pineal gland : Kozalaksı bez.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Epiphysial : Epiphysis ile alakalı. Ana kemikten ayrı olarak kemikleşen ve daha sonra onunla birleşen bir kemiğin ucu ile alakalı (anatomi terimi). Epiphysise ait.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre.
Epiphysis synonyms : os longum, long bone, aardvark, pineal body, a protein, endocrine, ductless gland, condyles, acacia, abambulacral area, endocrine gland, a site, condyle, abductor muscle, a cells, epiphysis cerebri, abramis zone.
Epiphysis ingilizce tanımı, definition of Epiphysis
Epiphysis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The end, or other superficial part, of a bone, which ossifies separately from the central portion, or diaphysis.

Bu kısımda Epiphysis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Epiphysis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Epiphysis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Epiphysis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.