Episclera türkçesi Episclera nedir

  • Episklera.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Gözde skleranın dış yüzünü oluşturan, altta tenon kapsülüyle birleşen, damardan zengin gevşek bağ doku.

Episclera ingilizcede ne demek, Episclera nerede nasıl kullanılır?

Episcleral : Episkleral.

Episcleritis : Episklerit. Episkleritis. Skleranın dış tabakalarının ve ona komşu dokuların yangısı.

Nodular granulomatous episcleritis : Nodüler granülomlu episkleritis. Nodüler fasya yangısı.

Episcopacies : Piskoposluk idaresi. Piskoposlar. Piskoposluk.

Episcopacy : Piskoposlar. Piskoposluk. Piskoposluk idaresi.

Episcopicide : Piskopos öldürme.

Episcopate : Piskoposluk.

Episcopes : Episkop. Opak yada şeffaf objelerin imajını bir perde üzerine yansıtmak için kullanılan fener (optik). Epidiyaskop. Projeksiyon makinesi.

Episcope : Projeksiyon makinesi. Episkop. Epidiyaskop. Opak yada şeffaf objelerin imajını bir perde üzerine yansıtmak için kullanılan fener (optik). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saydamsız resimlerin (fotoğraf, kitap sayfası, her çeşit basılı gereç, vb.) görüntülüğe büyük görüntülerini yansıtan bir çeşit gösterici.

Episcopalian : Piskoposluğa ait. Piskoposluk kilisesi üyesi (hristiyanlık mezhebi).

İngilizce Episclera Türkçe anlamı, Episclera eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Episclera ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksendışı. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Episclera synonyms : a amplitude mod, a band, a c deformity, abdomen, abdominal palpation, a c syndrom.