Episcope türkçesi Episcope nedir
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Projeksiyon makinesi.
- Episkop.
- Opak yada şeffaf objelerin imajını bir perde üzerine yansıtmak için kullanılan fener (optik).
- Saydamsız resimlerin (fotoğraf, kitap sayfası, her çeşit basılı gereç, vb.) görüntülüğe büyük görüntülerini yansıtan bir çeşit gösterici.
- Epidiyaskop.
Episcope ingilizcede ne demek, Episcope nerede nasıl kullanılır?
Episcopes : Epidiyaskop. Episkop. Projeksiyon makinesi. Opak yada şeffaf objelerin imajını bir perde üzerine yansıtmak için kullanılan fener (optik).
Episcopacies : Piskoposluk idaresi. Piskoposlar. Piskoposluk.
Episcopacy : Piskoposlar. Piskoposluk idaresi. Piskoposluk.
Episcopal : Piskoposlara ait. Piskoposlarca yönetilen. Piskoposlarla ilgili. Piskoposlar ile ilgili.
Episcopalian : Piskoposluk kilisesi üyesi (hristiyanlık mezhebi). Piskoposluğa ait.
Episcopates : Piskoposluk.
Episcopalianism : Piskoposlarla idare usulü piskoposluk.
Episcopicide : Piskopos öldürme.
Archiepiscopate : Başpiskoposluk.
Episclera : Episklera. Gözde skleranın dış yüzünü oluşturan, altta tenon kapsülüyle birleşen, damardan zengin gevşek bağ doku.
İngilizce Episcope Türkçe anlamı, Episcope eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Episcope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Incident : Vaka. Ayrıcalık. Hadise. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay. Tesadüf. Yük. Olay. Perde (tiyatro terimi). Kaza. Özel durum.
Epidiascope : Hem saydam resim göstericisi hem de episkop olarak çalışabilen aygıt. Epediyaskop.
Drama : Kentsoylu oyunu. Acıklı oyun. İnsanla ilgili olan şeyi sanatsal bir yaratışla canlandıran üretim işi. dram sanatının birbirinden ayrılmayacak temel öğeleri; yansılama, canlandırma ve eylemdir. üç temel öğenin bulunduğu bir kısa bölüm, beş dakikalık bir konuşma, bir sözsüz oyun, sinema, opera betikçesi hatta bir oratoryo dram sanatının kapsamı içindedir. dram sanatı, tiyatro olgusunun yazınsal yanıdır. Sıradan seyirciye yönelik, seyircinin duygularıyla oynayan, kentsoylu ahlakı ile içli sahnelere yer veren evcil oyun. Yunancada «bir şey yapmak» ya da «yapılan bir şey» anlamına gelir. yazın tarihçilerine göre lirik ve epik yanında üçüncü bir yazın alanıdır. sahnede oynanmak üzere, konuşmalar ve hareketlerle gelişen, karşıt oluşların çalışmasıyla sonuçlanan oyun. halk dilinde ciddi oyun. Dram sanatı. Oyun. Heyecan. Tiyatro edebiyatı. Piyes.
Chapter : Parça. Papazlar meclisi. Bahis. Fasıl. Bölüm. Kısım. Bölüm (kitapta). Dini meclis toplantısı. Dernek bölge kuruluşu.
Dramatic event : Dramatik olay. Dramatik bir durum yaratan olay. herşeyden önce insanla ilgili olan ve insan üzerinde bizi düşünmeye yönelten olay. insanların birbirlerine, kendilerine ya da bir duruma karşı olan tutumlarında değişiklik getiren ya da bu değişikliklerine . karşı çıkan bir eylemin başlangıcı.
Natural event : Doğal olay. Gerçekleşen olay. Meydana gelen olgu. Doğa olayı.
Tachistoscope : Bir göstericiye takılarak kullanılan, sayı ya da sözcüklerin görüntü ile parlaklık derecesini denetleyen, hızla değişen görsel uyaranlar oluşturarak genellikle okuma yazma öğretiminde görsel algılamanın geliştirilmesine yardımcı olan araç. Algılatma aygıtı. Takistoskop. Hızlı göstergeç.
Happening : Hadise. Doğaçlama. Vaki. Arız. Olay. Olma. Vaka. Olmak. Vuku.
Projector : Fırlatıcı. Sinema filmi, slayt, fotoğraf camı vb. ile saptanan görüntüleri duvara ya da beyazperdeye büyüterek yansıtan aygıtlara verilen genel ad. Sahnenin aydınlatılmasında kullanılan, güçlü ışık kaynağı bulunan lamba. projektör. Proje sahibi. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Projektör. Planlamacı. Yüksek bir ışık yeğinliği elde etmek üzere, ışığı, optik bir düzenle (ayna ya da mercekler) belirli bir oylum açısı içine toplayan ışıklık. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
Magic lantern : Büyülü fener. Sihirbaz feneri.
Episcope synonyms : occurrent, section, subdivision, episcopes, idyll, occurrence.

Bu kısımda Episcope kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Episcope ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Episcope anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Episcope ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.