Equalled türkçesi Equalled nedir

  • Muadili olmuş.
  • Dengelenmiş.
  • Yetişmek.
  • Eşitlenmiş.
  • Eşdeğerde olmuş.
  • Eş değerde olmak.
  • Bir olmak.
  • Denkleştirilmiş.

Equalled ingilizcede ne demek, Equalled nerede nasıl kullanılır?

Unequalled : Benzersiz. Emsalsiz. Eşsiz. Üstün. Eşi bulunmaz.

Equalling : Eşdeğer kılma. Eşitleme. Yetişmek. Bir olmak. Denkleştirme. Eşdeğerleme. Muadili yapma. Eş değerde olmak. Dengeleme.

Equally : Seyyanen. Aynı derecede. Eşit şartlar altında. Eşit olarak. Eşit ölçüde. Aynı ölçüde. Eşit bir biçimde. Eş ölçüde.

Equally as good : Fark yok. Ne iyi ne kötü. İyi gibi. Aynı derecede iyi.

Equally weight : Eşit ağırlık. Dizi içindeki terimlerin eşit bir katsayı ile ağırlıklandırılması.

Unequally : Benzersiz bir şekilde.

Equal access : Eşit erişim. Eşit katılım.

Equal chance : Yansız bir seçme işlemine dayanan bir örneklemede evreni oluşturan her birimin örneğe girmek bakımından taşıdığı eşit seçilme olasılığı. Eşit kazanı.

Equal appearing interval scale : Eşit görünen aralık ölçeği. Bk. thurstone eşit görünen aralık ölçeği.

Equal appearing interval : Eşit görünen aralık. Thurstone ölçeğinde olduğu gibi ölçek oluştururken başvurulan yargıcıların değerlendirmelerine göre hemen birbirini izleyen sınarlar arasında varsayılan eşit uzaklık.

 

İngilizce Equalled Türkçe anlamı, Equalled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equalled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drawn up : Durdurmak (araba, at vb.). Dik tutmak. Ayarlamak. Durmak. Yazmak. Düzenlemek. Dikleştirmek. Sıvamak. Rölöve. Yığılmak.

As : Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. İrken. -dikçe. Ki. Mademki. Olarak. Babında. Halde. Diği gibi. İken.

Caught : Vurmak. Kapmak. Tutuşmak. Yakalanmak. Tutunmak. Anlamak. Takılmak. Cezbetmek. Gafil avlamak. Baskın yapmak.

Be equal to : Denk olmak. Uygun olmak. Eşi olmak. Denk gelmek. Bir işin üstesinden gelmek.

Catch up : Geri kalmamak. Donatmak. Etkilemek. Yakalamak. Seviyesine ulaşmak. Yakala. Büyülemek. Kapıp kaçmak. Aynı düzeye getirmek. Bilgilendirmek.

Coincide : Kesişmek. Denk gelmek. Örtüşmek. Aynı ana denk gelmek. Çatışmak. Rastlamak. Uymak. Tutarlı olmak. Çakışmak.

Catch : Tutulan. Edinmek (alışkanlık). Birdenbire fark etmek. Sıkışmak. Topu tutma. Yakalamak. Yakalanmak. Kavramak. Yanmaya başlamak. Avlamak.

Equaling : Muadili yapma. Denkleştirme. Eşdeğer kılma. Dengeleme. Eşitleme. Eşdeğerleme.

Coincided : Denk gelmek. Rastlamak. Çakışmak. Çatışmak. Örtüşmek. Uymak. Aynı ana denk gelmek. Kesişmek. Tutarlı olmak.

Balanced : Dengeli. Aklıbaşında. Muvazeneli. Aklı başında. Denkleşmiş. Müsavi. Eşit. Denk. Muadil.

Equalled synonyms : catch up with, coincides, arrive, equalling, equalized, equal, come up with, attain to, catches, amounting to, equaled, coalesces, drawing up, evenly, counterpoised, equilibrated, coalesce, equalised, evened, do, counterbalanced, be brought up, every bit, draw up, catch up on.

 

Equalled zıt anlamlı kelimeler, Equalled kelime anlamı

Unevenly : Varyasyonla. Eşit olmayan bir biçimde. Dalgalı bir şekilde. Pürüzlü bir şekilde. Dengesiz olarak. Engebeli bir biçimde. Düz olmayan bir biçimde. Eşit olmayan bir yolla. Eşit olmayan biçimde.

Unequally : Benzersiz bir şekilde.

Comparable : Benzer. Karşılaştırılabilir. Kıyas götürür. Kıyas edilebilir. Kıyaslanabilir. Mukayese edilebilir.