Eroding türkçesi Eroding nedir

Eroding ingilizcede ne demek, Eroding nerede nasıl kullanılır?

Erodible : Aşındırılabilir. Aşınıcı. Kemirilebilir. Aşınabilir veya yıpranabilir. Aşınır. Aşınabilir.

Erodible soil : Erozyona uygun toprak. Erozyona uygun zemin.

Heterodimeric : Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. Heterodimerik.

Serodiagnosis : Serodiyagnoz. Serum tepkileriyle hastalık tanısı koyma. Serodiyagnozis.

Erode : Yıpranmak. Yemek. Tüketmek. Erozyona uğratmak. Aşındırmak. Korozyona uğratmak. Kemirmek. Aşınmak. Yıpratmak. Sarsmak.

Eroded : Aşınmış. Aşındırılmış. Eskimiş. Yıpranmış. Kemirilmiş. Yalama olmuş.

Aerodrome beacon : Havaalanı işaret ışığı. Meydan farı. Alan farı. Hava meydanı lambası. Meydan tanıtma feneri. Havaalanı bikını.

Advanced aerodrome : Gelişmiş havaalanı. İleri hava meydanı.

Erodes : Aşınmak. Kemirmek. Aşındırmak. Erozyona uğratmak. Yıpratmak. Yıpranmak. Tüketmek. Yemek. Sarsmak. Korozyona uğratmak.

Aerodontia : Dişler üzerinde yüksek irtifada uçuş etkilerini inceleyen çalışma. Yüksek irtifada diş ile ilgili değişiklikleri inceleyen bilim dalı.

İngilizce Eroding Türkçe anlamı, Eroding eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Eroding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deplete : Boşaltmak. Azaltmak. Kurutmak. Bitirmek. Tükenmek (bitmek vb). Dökmek. Yoksun hale getirmek.

Destroy : Kullanılmaz hale getirmek. Kırmak. Tahrip etmek. Harap etmek. Ümidini yıkmak. Helak etmek. Mahvetmek. Zeval vermek. Yıkmak.

Appalls : Şoka uğratmak. Ürkütmek. Korkutmak. Yıldırmak. Dehşete düşmek. Dehşete düşürmek. Şoke etmek.

Buffeted : Mücadele etmek. (fırtına yüzünden) harabeye dönmüş. Yumruklamak. Tokat atmak. Boğuşmak.

Corrasion : Yelin ve yellerle devindirilen taş parçacıklarının yaptığı mekanik aşındırma. Korazyon. Yel aşındırması.

Abrades : Sıyırmak. Yemek. Bilemek.

Amortization : Sönüm. Yedirme. Yoketme. İtfa. İtfa etme. Aşınma payı. Amortisman. Borcu birden ya da belirli bölüntülerle ödeyerek ortadan kaldırmak için ayrılan pay. durağan değerlerin aşınmalarına karşılık olarak, yıllık karlardan ayrılan belirli pay. Taksitlerle geri ödeme.

Afflicts : Istırap vermek. Acı vermek. Kaygı vermek. Başına bela olmak. Eziyet etmek. Üzmek. Sıkıntı vermek.

Denude : Çıplak bırakmak. Çıplaklaştırmak. Çıplak hale getirmek. Açılma. Açmak. Erozyona uğratmak. Soymak.

Bite : Yakmak (soğuk). Acıtmak. Zokayı yutmak. (böcek) sokmak. Oltaya gelmek. Sızlamak. Yakmak. Sokmak. Acımak. Yemek.

Eroding synonyms : wearing away, chatter mark, geological process, geologic process, eating away, etching, ate away, appals, eat at, buffet about, wearing, ablations, afflict, bites, attrition, erosion, appall, abrasiveness, affects, agitate, predation, detrition, destroys, corroding, abrading, eat into, ate, attacks, depreciation, consume, drain, denudations, abrasions.