Esnecy türkçesi Esnecy nedir

  • Mirasın varislerinden yaşça en büyük olanına miras hisselerini seçme konusunda tanınan hak.

Esnecy ingilizcede ne demek, Esnecy nerede nasıl kullanılır?

Demesne : Taşınmaz mal. Serf veya özgür çiftçiye ait olmayan lord toprağı. Mıntıka. Miri arazi. Etki alanı. Mülk. Emlak. Devlet veya hükümdara ait topraklar. Malikane.

Demesnes : Etki alanı. Devlet veya hükümdara ait topraklar. Miri arazi. Mülk. Mıntıka. Serf veya özgür çiftçiye ait olmayan lord toprağı. Emlak. Malikane.

Fresne spotlight : Adını merceğinden alan bu ışıldağın gücü 500 ile 2000 vat arasında değişir. merceği yivli olduğundan hem sınırlı, yumuşak ışık verir, hem de ısıya dayanıklıdır. içindeki ışıtaç merceğe çok yaklaşabildiğinden aydınlatma alanı elli dereceye kadar genişletilebilir. Yivli-mercekli ışıldak.

Fresnel : Fresnel.

Fresnel lens : Yivli mercek. Fresnel merceği. Dışa doğru genişleyen, birbirine koşut, yuvarlak yivleri olan ve yumuşak ışık veren mercek. bu merceği bulan fransız fizikçisi augustin jean fresnel (1788-1827) dir.

Besnoitiosis : Besnoitiozis. Fil derisi hastalığı. Sığır, at, koyun, keçi ve diğer otçullarda besnoitia cinsi protozoonların neden olduğu, sokucu sinekler tarafından mekanik olarak taşınan veya enfekte kedi dışkısında bulunan, ookistlerin ağız yoluyla alınmasıyla bulaşan, etkenlerin birçok dokuda kalın duvarlı kist oluşmasıyla ve klinik olarak ateş, anazarka, anasarka, iştahsızlık, fotofobi, sklerodermatitis ve değişen derecelerde kıl dökülmesi gibi belirtilere neden olan hastalık, fil derisi hastalığı. hastalık geçmişte globidiyozis olarak adlandırılmaktaydı.

 

Demesnial : Mülkiyete özgü. Mal sahipliğiyle ilgili. Mülkiyet ile ilgili. Mülkiyetle ilgili olarak.

Mesne lord : Tımar sahibi.

Diesnon : Resmi tatil.

Mesne : Mutavassıt. Aracı. Ara. Orta.

İngilizce Esnecy Türkçe anlamı, Esnecy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Esnecy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opponent : Hasım. Karşıt. Karşıt kişi. Karşı yarışmacı. Aleyhtar. Karşı. Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi. Karşıtçı. Karşı taraf.

Opposition : Karşı çıkma. Muhalefet. Başkaldırma. Düşmanlık. Bir çatma doğrultusunda ya da bir çelgiden hemen sonra boşaltmaya düşmeden, karşı savut namlusuna aralıksız dayanarak (yumuşakça karşı koyarak) geliştirilen saldırı. Karşısav. Ayrışçılık. Karşıtçılık. Direnme. Karşı koyma.

Military unit : Askeri birim. Askeri birlik.

Resister : Direnişçi.

Besieger : Kuşatan. Kuşatmaya alan. Blokaj altına alan kimse. Ablukaya alan.

Foe : Rakip. Hasım. Düşman.

Opposer : Karşıt olan kimse. Rakip. Muhalefet eden kimse. Düşman. Muhalefet eden.

Adversary : İblis. Hasım taraf. Muhalif kişi. Şeytan. Aleyhtar. Düşman. Rakip. Muhalif. Hasım. Karşı kimse.

Antagonist : Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi. Aksi yönde. Karşı çıkan. Antagonist. Rakip. Düşman. Karşı olan kimse. Karşıt olarak hareket eden, kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi. bir hormon, nörotransmitter veya ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. Hasım. Karşıt etkili kas.

 

Force : Sıkıştırmak. Irzına geçmek. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cebir. Güç. Baskı yapmak. Çabuklaştırmak. Zorlamak. Turfanda yetiştirmek. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik.

Esnecy synonyms : military group, foeman, military force.

Esnecy zıt anlamlı kelimeler, Esnecy kelime anlamı

Agonist : Hareketi ilişkili başka bir kas tarafından dengelenen kas (anatomi terimi). Agonist. Aynı yönde etki yapan. Ödül için yarışan yarışmacı (eski yunanistan'da olduğu gibi).

Friend : Yoldaş. Tanıdık. Arkadaş. Can. Dost. Destek. Ahbap. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Yaren. Yardımcı.

Esnecy ingilizce tanımı, definition of Esnecy

Esnecy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A prerogative given to the eldest coparcener to choose first after an inheritance is divided.