Estop türkçesi Estop nedir

Estop ingilizcede ne demek, Estop nerede nasıl kullanılır?

Estoppage : Durdurma. Kendi eylemi ile hakkını iptal etme.

Estopped : Engel olmak. Menetmek. Kendi eylemi vasıtasıyla hakkı iskat ve iptal edilmiş. Mani olunmuş. Önlemek. Menedilmiş.

Estoppel : Önceden yapılan beyanın değiştirilmesinin yasaklanması. Önceki beyanlarına aykırı tutum yasağı. Önceki ifadenin savunmayı engellemesi. Yapılan beyanın sonradan değiştirilmesinin yasaklanması. Şahsa bağlı oluşan hukuki engel. İtiraz hakkının düşmesi.

Estoppel by cause of action : Aynı suçu birden fazla gerçekleştirmeye çalışmayı yasaklama (hukuk terimi).

Estoppel by record : Daha önceden görülmüş bir davanın tekrar görülmesinin yasaklanması (hukuk terimi). Kesinleşmiş bir kararda bir şahsın aleyhindeki olayların o şahıs tarafından inkar edilememesi.

Estopping : Kendi eylemi vasıtasıyla hakkını iskat ve iptal etme. Menetmek. Engel olmak. Önlemek.

Whistlestop : Trenin işaretle durduğu küçük kasaba. Küçük istasyon. Seçim gezisi. Küçük kasaba.

Estovers : Yasanın izin verdiği gereklilikler (çocuk desteği, nafaka ödemeleri, vb.). Zaruri levazım. Zorunlu gereçler.

 

Estonians : Estonca. Estonya. Estçe. Estonya dili. Estonya'ya özgü. Estonya´ya özgü. Estonyalı.

Estonia : Estonya.

İngilizce Estop Türkçe anlamı, Estop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Estop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Close off : Hesabı kapatmak.

Interdicts : Hacir altına almak. Yasak etmek. Mahcur. Yasaklamak. Yasaklama emri. Yasaklama. Yasaklama kararı. Yasak.

Avert : Olmasını önlemek. Meydan vermemek. Bertaraf etmek. Yön değiştirmek. Başka tarafa çevirmek. Defetmek. Başka yöne çevirmek. Çevirmek.

Abolishes : Bozmak. Feshetmek. Lağvetmek. İptal etmek. İlga etmek. Yürürlükten kaldırmak. Hükümsüz kılmak. Kaldırmak. Ortadan kaldırmak.

Knock off : Orijinalden daha düşük fiyata sunulan bir perakende satış ürününün lisanssız kopyası. Korsan eser. Çırpıştırmak. Aşırmak. Çalmak. Vurup devirmek. Fiyat kırmak. İndirim yapmak. İşi bırakmak. Kızlığını bozmak.

Debar : Mahrum bırakmak. Mahrum etmek. Yoksun bırakmak. Yasaklamak.

Aborting : Düşük yapmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. İptal etmek. Gelişememek. Çocuk düşürmek. Durduruluyor. (bilgisayar) prosedürü durdurmak.

Halt : Bocalamak. Tereddüt etmek. Durma. Durmak. Topallamak. Sendelemek. Tökezlemek. Duraksamak. Aksamak.

Be in the way : Engelleyen bir pozisyonda bulunmak. Kalabalık etmek. Yolu tıkamak. Ayak altında olmak.

Forbids : Yasak etmek. Memnu kılmak. Olanak vermemek. Yasaklamak. Haram etmek.

Estop synonyms : pull up short, pull the plug, retire, cramp, conk, balking, baulking, forbid to, prevents, lay off, averted, avoid, leave off, blow the whistle on, drop, throw a spanner in the works, circumvent, prohibits, draw up, preclude, brake, blankets, arrest, averts, circumvents, clamp, call it quits, call a halt, debars, ban, blocks, break, rein in.

 

Estop zıt anlamlı kelimeler, Estop kelime anlamı

Start : Başlatmak. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Başlama.

Go on : Geçmek (zaman). Bel bağlamak. İlerlemek. Yanmak. Sürmek. Konuşup durmak. Gelmek (ışık). Dırdır etmek. Yerine geçmek. Olmak.

Continue : Uzatmak. İdame etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Devam ettirmek. Ertelemek. Sürmek. Sürdürmek. Kalmak. Devamı gelmek. Dayanmak.

Estop ingilizce tanımı, definition of Estop

Estop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To impede or bar by estoppel.