Whistlestop türkçesi Whistlestop nedir

  • Trenin işaretle durduğu küçük kasaba.
  • Küçük kasaba.
  • Küçük istasyon.
  • Seçim gezisi.

Whistlestop ingilizcede ne demek, Whistlestop nerede nasıl kullanılır?

Bells and whistles : Nitelikler ve ayrıntılar. Cazip yan veya ek özellikler. (olup) olabilecek bütün özellikler. Tam teşkilat. Bir programın ileri ve abartılı özellikleri.

Whistles : Islık çalmak. Islıkla çalmak. Düdük çalmak. Ötmek. Uğuldamak. Vınlamak.

Whistle a tune : Bir ezgi ıslıklamak.

Whistle back : Islıkla çağırmak (köpek).

Whistle blower : Muhbir. Başka birinin yasa dışı veya gayri ahlaki hareketini açıklayan kimse. İspiyoncu. Gammaz.

Whistle stop : Az sayıda ve kısa süreli molası olan çok hızlı tur veya gezi. Seçim gezisine çıkmak. Küçük tren istasyonu. Küçük istasyon.

Whistle for : Islıkla çağırmak.

Whistle in the dark : Kafadan atmak. Karanlıkta (korkmadığını göstermek için) ıslık çalmak. Tahminde bulunmak. Karanlıkta ıslık çalmak. Kafadan sallamak. Korkmuyormuş gibi davranmak. Korkmuyormuş gibi görünmek veya davranmak. Korktuğunu belli etmemek.

Whistle sound : Islık sesi. Açık bir bardak üzerinde üflendiğinde çıkan ses. solunum yollarının patolojik olarak daralmasına bağlı olarak meydana gelir, soluk borusu ve büyük bronşların daralmasından kaynaklanan sesler, ıslık çalma sesi.

 

Whistle up : Destek aramak. Çağırmak.

İngilizce Whistlestop Türkçe anlamı, Whistlestop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whistlestop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Campaign : Mücadele. Kampanya yapmak. Savaşmak. Sefer. Mücadele vermek. Sefere çıkmak. Seferberlik. Adaylığını koymak. Kampanya. Kampanyaya katılmak.

Depot : Alay komutanlığı. Durak. Transit ticarette, gümrük vergisine konu olup, henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerektiğinde küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı, gümrük binaları yakınında bulunan, kamu veya özel kesimce işletilen bir tür depo. krş. genel antrepo, özel antrepo. Antrepo. Birikim. Gar. Tren istasyonu. Cephanelik.

Run : Sürmek. Sızmak. Aday göstermek. Gitmek (gemi). Çarpmak. Geçiş. Geçmek. Koşarak geçmek. Kullanmak. Oynatmak.

Small towns : Kasaba.

Whistle stop : Az sayıda ve kısa süreli molası olan çok hızlı tur veya gezi. Küçük tren istasyonu. Seçim gezisine çıkmak.

Small town : Kasaba. Ülkemizde, nüfusu 2000 ile 20.000 arasında değişmekle birlikte, ingiltere'de 5.000, öteki ülkelerde de değişik niceliklerde olan, bir bölüm kent işgörülerini kamuya sağladığı halde, kırsal özelliklerini henüz yitirmemiş bulunan küçük yerleşim yeri.