Whistles türkçesi Whistles nedir
Whistles ingilizcede ne demek, Whistles nerede nasıl kullanılır?
Bells and whistles : Bir programın ileri ve abartılı özellikleri. (olup) olabilecek bütün özellikler. Cazip yan veya ek özellikler. Nitelikler ve ayrıntılar. Tam teşkilat.
Whistlestop : Küçük istasyon. Trenin işaretle durduğu küçük kasaba. Seçim gezisi. Küçük kasaba.
Whistle a tune : Bir ezgi ıslıklamak.
Whistle back : Islıkla çağırmak (köpek).
Whistle blower : Başka birinin yasa dışı veya gayri ahlaki hareketini açıklayan kimse. İspiyoncu. Muhbir. Gammaz.
Air whistle : Tren düdüğü.
Whistle for : Islıkla çağırmak.
Whistle stop : Küçük istasyon. Küçük tren istasyonu. Az sayıda ve kısa süreli molası olan çok hızlı tur veya gezi. Seçim gezisine çıkmak.
Whistle up : Çağırmak. Destek aramak.
Whistle sound : Islık sesi. Açık bir bardak üzerinde üflendiğinde çıkan ses. solunum yollarının patolojik olarak daralmasına bağlı olarak meydana gelir, soluk borusu ve büyük bronşların daralmasından kaynaklanan sesler, ıslık çalma sesi.
İngilizce Whistles Türkçe anlamı, Whistles eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Whistles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Swoosh : Vın diye geçmek. Hızla savrulan şeyin çıkardığı ses. Nike logosu.
Hums : Vızıldama. Harıl harıl çalışmak. (şarkı) mırıldanmak. Vızıltı. Mırıltı. Vızlamak. Vızıldamak. Uğultu.
Hooping : Bağlama. Çember takmak. Metal bantlama. Çığlık atmak. Çembere almak. Öksürmek (boğmaca). Çembere sokmak. Çemberleme. Bağırmak.
Cawing : Gaklama. Gaklamak.
Gabble : Çabuk çabuk ve anlaşılmaz biçimde konuşmak. Anlaşılmaz bir şekilde konuşmak. Çabuk ve anlaşılamayacak bir şekilde konuşmak. Gevezelik. Uğultu. Bir nefeste ve anlaşılmadan okumak. Gevezelik etmek. Çabuk ve anlaşılmaz konuşma. Anlamsız sesler çıkarmak.
Cooed : Ötmek (kumru, güvercin). Mırıldanmak. Kumru gibi ötmek. Cıvıldamak. Öpüşüp koklaşmak. Sevmek. Cilveleşmek. Üveymek. Kuğurmak.
Booms : Fırlamak. Gelişmek. Artırmak. Geliştirmek. Gürlemek. Gümbürdemek. Çıkış yapmak. Gümlemek.
Sound : Sert. Ses vermek. Ses. Söylemek. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu. Sağlıklı. Yerinde. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s. Deliksiz (uyku). Gibi gelmek.
Tweedles : Telaş yapmak. Cıvıldamak. Keman çalmak. Yüksek perdeden sesler çıkarmak. Cıvıldar gibi sesler çıkarmak. Sarmak. Yüksek tonlu sesler çıkarmak. Gelişgüzel şarkı söylemek. Çevirmek.
Hum : Uğultu. (şarkı) mırıldanmak. Vızıltı. Vızır vızır çalışmak. Mırıldanmak. Vızıldamak. Vınlama. Mırıltı.
Whistles synonyms : piped, pipe, swooshed, whir, hooted, go, sings, coo, communicate, blows, sang, coos, give a whistle, caws, buzzed, blare, intercommunicate, swooshing, hoot, howl, swished, howled, boom, cop out, buzz, gabbles, make a hissing sound, tweedle, boomed, crow, crowed, swooshes, hummed.
Whistles zıt anlamlı kelimeler, Whistles kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.

Bu kısımda Whistles kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Whistles ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Whistles anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Whistles ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.