Ethnology türkçesi Ethnology nedir

  • Budun bilim.
  • Irkbilim.
  • Halkbilim.
  • Yeryüzünde yaşıyan insan topluluklarının ya da toplumlarının özdeksel ve tinsel ekinlerini karşılaştırmalı olarak, birbirleriyle ilişkileri içinde inceleyerek ekinin genel oluşum ve gelişim yasalarını araştıran bilim dalı.
  • Kültürel antropoloji.
  • Kültürleri bütün boyutları içinde saptayarak bunların kaynak, gelişim, değişim ve tüm öteki sorunlarını birtakım sonuç, kural ya da yasaların yardımıyla çözmeğe çalışan bilim dalı. bk. halkbilim.
  • Özellikle ilkel diye nitelenen budunların, ama son otuz kırk yıldan beri ilkel diyemeyeceğimiz toplumların özdeksel ve tinsel kültür öğelerini dizgeli bir biçimde açıklayan; türlü kültürler arasında karşılaştırmalar yapan, insanlığın kültür tarihini açıklamaya çalışan, kültürel göçleri ve kültürün genel gelişme yasalarını araştıran bilim.
  • İnsanı konu edinen, özellikle ilkel toplumları ve onların özdeksel ve tinsel kültür değerlerini inceleyen, kültürler arası ilişkiler üzerinde düzenli araştırmalar yapan ve kültürün genel gelişme yasalarını saptamaya çalışan bilim.
  • Budunbilim.
  • Etnoloji.
  • Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Farklı insan ırkları, dağılımı, ilişkileri ve faaliyetleri ile uğraşan bilim dalı.
 

Ethnology ile ilgili cümleler

English: Every student of biology, anatomy, anthropology, ethnology or psychology is familiar with these facts.
Turkish: Her biyoloji, anatomi, antropoloji, etnoloji ya da psikoloji öğrencisi bu gerçeklere aşinadır.

Ethnology ingilizcede ne demek, Ethnology nerede nasıl kullanılır?

Ethnology of art : Sanat hudunbilimi. İlkellerin plastik sanatlarıyla müzik, şiir, anlatı, oyun, dans vb. araştıran ve genel budunbilim içinde yer alan araştırma alanı.

Applied ethnology : Budunbilim konu ve kuramlarını düşünsel düzeyden uygulama alanına aktaran bilim dalı. krş. uygulamalı halkbilim, uygulamalı insanbilim. Asıl önemi ve uygulanışı ikinci dünya savaşından sonra anlaşılan, en çok da eğitim, yönetim, askerlik, sanayi, ticaret vb. alanlarında uygulanan budunbilim. Uygulamalı budunbilim.

Atlases of ethnology : Yeryüzünün türlü bölgelerindeki göçleri; bu göçlere bağlı olarak yer değiştiren kültür öğelerini; kültürel öğelerin koşutluklarını ya da herhangi bir kültürü oluşturan öğelerin, kurumların, karmaşaların dağılımını saptamak amacıyla düzenlenen atlaslar, haritalar. Budunbilim atlasları.

Colonial ethnology : Sömürge budunbilimi. Budunbilimin sömürgelerle batılı sömürgeciler arasındaki sorunlara çözüm yolları arayan özel bir araştırma alanı.

Functional ethnology : İşlevsel budunbilim. Konusundaki olayları işlevsel açıdan inceleyen budunbilim. bk. işlevsel halkbilim, işlevsel insanbilim.

Ethnologically : Etnolojik bir tarzda (antropoloji). Etnolojinin bakış açısından. Etnoloji (ırk bilimi) bakımından.

Ethnocentric : Irkın. Toplumun. Kendi ait olduğu etnik grubu diğerlerinden daha üstün gören. Vb. diğerlerinden üstün olduğuna inanan. Etnomerkezci. Ait olduğu grubun. Budun merkezli. Etnik kökene göre imtiyaz veya öncelik veren.

 

Ethnological : Etnolojik. Budunbilimsel.

Ethnolinguistics : Budundilbilim. (antropoloji) etnolinguistik. Belirli bir etnik grubun dili üzerinde incelemeler yapan bilim dalı. Kültürün bir parçası olarak dilin incelenmesi.

Ethnologists : Irkbilimci. Kavim-budun bilimci. Budunbilimci. Etnograf. Etnolog.

İngilizce Ethnology Türkçe anlamı, Ethnology eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ethnology ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cultural anthropology : Kültürel insanbilim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kültürü tüm konu ve sorunlarıyla inceleyen bilim dalı. bk. insanbilim. krş. halkbilim. Budunbilimin karşılığı olan ve kültürü inceleyen insanbilimsel dal. İnsanı, toplumsal ve kültürel davranışları bakımından inceleyen ve kazıbilim ile budunbilimi de kapsayan insanbilim kolu.

Folklores : Folklor. Halk bilgisi. Halkıyat. Halk bilim.

Folklore : Toplumların, halk katmanlarının tinsel ve özdeksel kültürlerini; tarihsel, toplumsal ve coğrafyasal boyutlarıyla bu boyutların birbirleriyle ilişkilerini saptayarak kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim gibi daha birçok sorunlarını kendine özgü yöntemler yardımıyla çözmeye, bu arada, bu oluşumlarla ilgili sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı. bk. halk yaşambilimi, halk kültürbilimi, halkçizim. Bir halkın yaşayan bilgileri, sanatları, inançları, atasözleri, türküleri, masal ve destanları, gelenekleri vb. nin tümü. Folklor. Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini vb. inceleyen bilim. a. bk. bölgesel budunbilim. Halk bilgisini inceleyen bilim dalı. Halk bilgisi.

Anthropology : İnsanın kökenini, biyolojik yapısını, kültürel özelliklerini ve toplumsal davranışlarını kendine özgü yöntemlerle inceleyen bilim. Anthropoloji. Antropolog. Beşeriyat. İnsan tarihi ilmi. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. İnsanın kökenini, biyolojik yapısını, gövdesel özelliklerini, kültürlerini, toplumsal davranışlarını vb. konu edinen ve bunları kendine özgü yöntemleriyle inceleyen bilim. a. bk. budunbilim, fiziksel insanbilim, kültürel insanbilim, toplumsal insanbilim. İnsanın kökenini, evrimini, dirimbilimsel özelliklerini, toplumsal ve ekinsel yönlerini inceleyen bilim dalı. Toplumsal ekin içinde insanın oluşum ve evrimini inceleyen toplumbilim dalı. İnsanın fiziksel yapısıyla kültürel yaratısını tüm özellik ve sorunlarıyla birlikte inceleyen bilim. bk. kültürel insanbilim, toplumsal insanbilim, uygulamalı insanbilim, insanbilimsel toplumbilim, krş. budunbilim, halkbilim, halkbilgisi.

Anthropography : İnsanların coğrafi dağılımı ile ilgili olan bilim (antropoloji).

Ethnology synonyms : folklorism.

Ethnology ingilizce tanımı, definition of Ethnology

Ethnology kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The science which treats of the division of mankind into races, their origin, distribution, and relations, and the peculiarities which characterize them.