Eva türkçesi Eva nedir
- Kadın ismi.
Eva ile ilgili cümleler
English: Ali is being evasive again.
Turkish: Ali tekrar kaçamak oluyor.
English: John and Eva are best friends.
Turkish: John ve Eva iyi arkadaşlar.
English: "Where's the water?" "It evaporated."
Turkish: "Su nerede?" "Buharlaştı."
English: Ali got evaluated.
Turkish: Ali yeniden değerlendirildi.
English: Ali is an evangelist.
Turkish: Ali bir evangelist.
Eva ingilizcede ne demek, Eva nerede nasıl kullanılır?
Eva peron : Cumhurbaşkanı juan peron'un eşi. (1919-52) arjantinli sosyal ve politik lider.
Maria eva duarte de peron : Evita peron (1919-1952). Eva peron. Başkan huan peron'un karısı. Arjantinli sosyal ve politik lider.
Evacuant : Müshil.
Evacuants : Müshil. Müshil ilacı.
Evacuate : Tahliye yapmak. Vücuttan dışarı atmak. Tahliye etmek. Götürmek. Dışarı atmak. Bir felaket yüzünden bir yerden ayırıl mak. Havasını almak. Boşaltmak (bağırsakları). Almak (insanları bir yerden). Boşaltmak.
Evacuates : Dışarı atmak. Tahliye yapmak. Almak (insanları bir yerden). Tahliye etmek. Boşaltmak. Vücuttan dışarı atmak. Boşaltmak (bağırsakları). Götürmek. Havasını almak. Bir felaket yüzünden bir yerden ayırıl mak.
Evacuation order : Bir mülkün boşaltılması için mahkeme emri. Tahliye emri.
Evacuating : Boşaltma. İnsanlardan temizleme eylemi. Geri çekilme. Tahliye. İnsanları boşaltma eylemi. Boşaltma eylemi. Tahliye eylemi. İnsanları tahliye etme eylemi (tehlikeli bir bölgeden, savaş hattından, vb.).
Evacuate casualties : Zaiyatı veya ölüleri tahliye etmek. Yaralananları tedavi olabilecekleri bir yere nakletmek.
Evacuating settlers : Göçmenleri topluluklarından çıkarma. Göçmenleri tahliye.
İngilizce Eva Türkçe anlamı, Eva eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eva ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Andrea : Bir erkek veya kadın adı.
Day : Gün. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gündüzlü (öğrenci). Zaman. Dönem. Gündüz. Çağ. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Devir. Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük.
Period : Aybaşı. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Süreç. Periyot. Çekit. Bir çağ içinde birbiri ardınca gelen zaman kesimi. Yinelenen olaylar arasında geçen düzenli zaman aralığı. Adet. Regl. Aşama.
Epoch : Dönem. Tarih. Çağ. Herhangi bir olaylar sırası için başlangıç olarak kabul edilen zaman. bir değişen yıdızın minimumdan geçtiği zamanlardan ilki; bir katalogun verdiği konsayıların geçerli olduğu yıl. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Zaman. Devir. Devre. Bölüm. Çağkatman birimlerinden olan bir dizinin oluş süresi.
Alices : Teksas eyaletinde şehir. Kuzey dakota eyaletinde şehir.
Amelia : Ameli. Bir kadın adı. Ohio eyaletinde yerleşim yeri.
Alexandra : Bir kadın adı.
Amy : Bir kadın adı.
[#amber Ambers] : Kehribar. Bal rengi. Bir kadın ismi. Samankapan. Amber. Kehribar rengi.
Eva synonyms : modern era, period of time, time period, historic period, amies, alicia, alice, abigail, adelaide, agnes, agatha, amyss, alexa, amber, age.
Eva zıt anlamlı kelimeler, Eva kelime anlamı
Sunrise : Sabah kızıllığı. Güneş doğması. Güneş'in doğmasına yakın doğu gözerimi üstünde görülen kızıllık. Güneş doğuşu. Gün doğmasj. Gün doğumu. Güneş doğduğu zaman. Sabah. Güneşin doğuşu.
Night : Akşam. Karanlık. Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim. Cehalet. Gece. Tün. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bu kısımda Eva kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eva ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eva anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eva ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.