Every time türkçesi Every time nedir

Every time ile ilgili cümleler

English: Ali tells me at least one joke every time I see him.
Turkish: Ali onu her gördüğümde bana en az bir fıkra anlatır.

English: Ali asks me the same thing every time he sees me.
Turkish: Ali beni her görüşünde aynı şeyi istiyor.

English: Ali visits Mary every time he goes to Boston.
Turkish: Ali Boston'a gittiği her zaman Mary'yi ziyaret eder.

English: Ali asks me the same questions every time he sees me.
Turkish: Ali bana beni her görüşünde aynı soruları sorar.

English: Ali cries every time he hears this song.
Turkish: Ali bu şarkıyı her duyuşunda ağlar.

Every time ingilizcede ne demek, Every time nerede nasıl kullanılır?

Every : Her (bir). Herbir. Alışılmış. Değme. Her. Her bir. Her türlü. Bütün. Mutat.

Time : Vakit. -in zamanını ölçmek. Tempo tutmak. Önel. Müddet. Süre tutmak. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Kere. Yerbilim zamanı. Ayarlamak.

Every time that : Birşeyler ne zaman meydana gelirse. Her seferinde.

Every beginning is difficult : Her başlangıç zordur. Yeni girişimler veya deneyimler başlangıçta daima zordur veya meydan okuyan tarzındadır.

 

Every being is equal and free : Her varlık eşit ve özgürdür. Yaşayan her canlı yaşayan diğer canlılarla eşittir ve hepsi doğuştan istediklerini yapmakta özgürdür.

Every bit : Tamamıyla. Her parçası. Tam olarak. Tam. Tamamı.

İngilizce Every time Türkçe anlamı, Every time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Every time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

For keeps : Sonsuza dek. İlelebet. Sonsuza değin. Temelli olarak. Temelli. Sonuna kadar. Her zaman için. Sonsuza kadar.

For ever and a day : Sonsuza kadar. Ebediyen. İlelebet.

Everlasting : Baki. Sürekli. Kör olası. Hiç bitmeyen. Sonu gelmeyen. Ardı arkası kesilmeyen. Ebediyen. Sık sık tekrarlanan. Uzun süren.

At any time : Ne zaman olursa. Her an. Dilediği zaman.

All : Tamamen. Bütünüyle. Her iki taraf. Her. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim. Tümüyle. Ne var ne yoksa. Büsbütün. Tümünü.

Night and day : Hiç durmadan. Durmadan. Sürekli. Gece gündüz.

Any old time : Ne zaman olursa olsun.

Constantly : Sürekli. Sürekli olarak. Sıkça. Devamlı. Daimi olarak. Hiç durmadan. Sabit düzeyde. Durmaksızın. İkide bir.

Throughout : Baştan aşağı. Baştan başa. Süresince. Tamamen. Boyunca. Baştanbaşa. Her tarafına. Tamamıyla. Her yanında. Başından sonuna kadar.

At every turn : Her seferinde. İstisnasız. Her an. Her defa. Her fırsatta. Her keresinde. Her yerde.

Every time synonyms : always, in common with, routinely, with no exception, all the time, ever after, anytime, all along, omni, eternally, ever, at all times, in any kind of weather, each time, for ever, everlastingly, all the while, ay, until hell freezes over, alway, invariably, forever, any time, evermore.