Excluder türkçesi Excluder nedir

  • Ana arı ızgarası.

Excluder ingilizcede ne demek, Excluder nerede nasıl kullanılır?

Draught excluder : Cereyan önleyici.

Excluders : Hariç tutan kimse. Dahil etmeyen kimse. Dışarda bırakan kimse. Almayan kimse. Sokmayan kimse. Girmesini engelleyen kimse. Ana arı ızgarası.

Exclude authority : Dışlama yetkisi.

Exclude col : Sütun dışla. Sütunu dışla.

Exclude file types : Dışlanacak dosya türü.

Exclude : İçeri almamak. Dışarıda bırakmak. Hariç tutmak. Kapsamdan çıkarmak. Dışlamak. Hesaba katmamak. Kovmak. Dahil etmemek. Saymamak. Önlemek.

Excluded volume : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Özdecikler ortamı içinde dolaşan bir özdeciğin taradığı, onun için başka özdeciklerin kaplayamadığı oylum. Katılmaz oylum.

Excludes : Saymamak. Dahil etmemek. Dışarıda bırakmak. Dışlamak. Kapsamdan çıkarmak. Önlemek. İçeri almamak. Hariç tutmak. Kovmak. Dışında tutmak.

Excluded members : Dışlanan üyeler.

Excluded middle : Üçüncünün olmazlığı.

İngilizce Excluder Türkçe anlamı, Excluder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excluder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curse : Lanet okumak. Küfretmek. Sövüp saymak. Lanetleme. İlenç. Lanet. Lanet etmek. Küfür. Telin etmek. Lanetlemek.

 

Eliminate : Atmak. Bertaraf etmek. Elimine etmek. Elenmek. - den kurtarmak. Çıkarmak. Gidermek. Elemek. Yok etmek. Elemek (bir yarışçıyı).

Except : Dışında. Karşı çıkmak. İtiraz etmek. Dışlamak. -den başka. Ayrı tutmak. Haricinde. Hariç. Ayırmak. Hariç tutmak.

Ostracise : Uzaklaştırmak. Toplum dışına itmek. Sürgüne göndermek. Dışlamak. Çıkarmak. Sürgün etmek. Sürmek. Aforoz etmek. (antik yunan'da) halk oyu ile geçici olarak bir vatandaşı uzaklaştırmak (aynı zamanda ostracize). Kovmak.

Unchurch : Kilise ayrıcalıklarını iptal etmek. Afaroz etmek. Kiliseden kovmak.

Leave off : Hariç tutmak. Abosa etmek. Giymemek. Dinmek. Bitirmek. Salıvermek. Vazgeçmek. Sonuçlandırmak. Bitmek. Takmamak.

Keep : Bakım. Yerine getirmek. Saklamak. Kayıt tutmak. Tutmak. Bakmak. Yönelmek. İşletmek (otel vb). Geçim. Himaye.

Lock out : İçeri sokmamak. Lokavt yapmak. Anahtarını unutup kapıda kalmak. Ekonomik durumu kötüye giden işverenin bu nedenle ya da başka düşüncelerle ve iş alanını daraltmak amacıyla işyerinden toplu olarak ya da kısa aralıklarla on işçiden az olmamak üzere işçi sayısının onda biri kadar ve daha çok sayıda işçi çıkarması. Eşzamanlama yitimi. Toplu olarak işten çıkarmak. Dışarıda bırakmak. İşden çıkarma. Kapıda kalmak.

Keep out : Hariç tutmak. İçeri sokmamak. Dışarıda bırakmak. Girmemek. Uzak durmak. Yaklaşmamak. Dışında kalmak. Uzak tutmak. Sokmamak. İçeri almamak.

Prevent : Mani olmak. Önlemek. Kösteklemek. Engellemek. Engel oluşturmak. Engel olmak. Yol göstermek. Menetmek. Önden gitmek. Alıkoymak.

Excluder synonyms : leave out, shut, excommunicate, take out, omit, get rid of, ostracize, extinguish, elide, do away with, shut out, excluders.

 

Excluder zıt anlamlı kelimeler, Excluder kelime anlamı

Include : Kapsamına almak. Katmak. İçermek. Kaplamak. İçine almak. Yer vermek. Dahil etmek. Kapsamak.

Communicate : Nakletmek. Dertleşmek. Haberleşmek. İçini dökmek. İletmek. Birbirine açılmak (odalar). İletişime geçmek. Geçirmek. Bildirmek. Tebliğ etmek.

Admit : Teslim etmek. İçeri almak. Meydan vermek. Almak. Olanak tanımak. Girmesine izin vermek. İçeriye almak. İzin vermek. İçeriye bırakmak. İtiraf etmek.

Excluder antonyms : let.