Excludes türkçesi Excludes nedir

Excludes ingilizcede ne demek, Excludes nerede nasıl kullanılır?

Exclude authority : Dışlama yetkisi.

Exclude col : Sütun dışla. Sütunu dışla.

Exclude file types : Dışlanacak dosya türü.

Exclude list : Dışlama listesi.

Exclude row : Satırı dışla. Satır dışla.

Excluders : Sokmayan kimse. Dahil etmeyen kimse. Girmesini engelleyen kimse. Hariç tutan kimse. Dışarda bırakan kimse. Ana arı ızgarası. Almayan kimse.

Principle of excluded middle : Üçüncü durumun olamazlığı ilkesi. Geleneksel mantığın üç temel ilkesinden biri: buna göre, bir önerme ya doğrudur ya yanlıştır. üçüncü bir durumun olanağı yoktur. hem doğru hem yanlış, ya doğru ya yanlış olamaz.

Folders to be excluded : Hariç tutulacak klasörler.

Draught excluder : Cereyan önleyici.

Excluded volume : Özdecikler ortamı içinde dolaşan bir özdeciğin taradığı, onun için başka özdeciklerin kaplayamadığı oylum. Katılmaz oylum. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

İngilizce Excludes Türkçe anlamı, Excludes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excludes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bounce : Atılmak. Dalmak. Girivermek. Sıçratmak. Sepetlemek. İşten çıkarmak. Sepetlemek (argo terim). Karşılıksız çıkmak (çek). Sektirmek.

Banished : Kafasından atmak. Aklından çıkarmak. Defetmek. Kovulmuş. Sürgün etmek. Sürmek. Sürgüne gönderilmiş. Sürgün yemiş.

Lock out : Ekonomik durumu kötüye giden işverenin bu nedenle ya da başka düşüncelerle ve iş alanını daraltmak amacıyla işyerinden toplu olarak ya da kısa aralıklarla on işçiden az olmamak üzere işçi sayısının onda biri kadar ve daha çok sayıda işçi çıkarması. Lokavt yapmak. (işçileri) işyerine sokmamak. Anahtarını unutup kapıda kalmak. İşden çıkarma. İçeri sokmamak. Dışarda bırak. Toplu olarak işten çıkarmak. Eşzamanlama yitimi.

Averts : Olmasını önlemek. Gidermek. Başka tarafa çevirmek. Engellemek. Meydan vermemek. Yön değiştirmek. Menetmek. Bertaraf etmek. Defetmek.

Deporting : Yurtdışına sürmek. Uzaklaştırmak. Sürgün etmek. Sürmek. Sınırdışı etmek. Tehcir etmek. Sürmek (sınırdışı vb). Sınır dışı etmek. Sinir dışı etmek.

Blanks : Sayıyı önlemek (spor terimi). Boş olanlar. Boşluklar. Silmek.

Can : Kayıt yapmak (ses ya da görüntü). Kutu. Makaraların korunması, saklanması, sıralanması için yerleştirildikleri amüminyum, paslanmaz çelik ya da yoğruktan, yassı ve yuvarlak kap. (ayrıca, bir makaralık film taşıdığından, makara gibi film uzunluk birimi olarak da kullanılır. bir kutu film, 35 mm'lik fimlerde, 1.000 ayaktır (yaklaşık 300 m). büyük göstericilerde, aygıtın üst ve altında yer alan, verici ve alıcı makaraların takıldığı, kapaklı yuva. -abilir. Bilişim, ekonomi, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Unut damgası. Kılıf. Yakıtı çevreleyerek, fisyon ürünlerini tutmaya yarayan, paslanmaz çelik ya da alüminyum-zirkonyum alaşımlı koruyucu. Ebilmek. -ebilmek.

 

Unchurch : Kiliseden kovmak. Afaroz etmek. Kilise ayrıcalıklarını iptal etmek.

Shuts : Örtmek. Sokmamak. Kıstırmak. Katlamak. Yummak. Kapatmak. Kapamak. Kapanmak. Kapmak.

Leave out : -i atlamak. Hariç bırakmak. Geçmek. Atlamak. Üzerinde durmamak. Karıştırmamak. İhmal etmek.

Excludes synonyms : disregard, disregarded, avert, cashiered, disregards, excepts, cashier, preclude, excepted, externalised, axed, bare, brought out, omit, exclude, dispense, eliminate, reckon without, avoids, count out, leave off, disesteem, keep out, disrespecting, dispenses, avoided, disallow, elide, arrest, blankest, averted, blank, circumvents.

Excludes zıt anlamlı kelimeler, Excludes kelime anlamı

Include : Kaplamak. İçine almak. Katmak. Dahil etmek. Yer vermek. Kapsamak. İçermek. Kapsamına almak.

Communicate : Birbirine açılmak (odalar). İletişim kurmak. Bitişik olmak. İçini dökmek. Geçirmek. İletişime geçmek. Bulaştırmak. Bağlantılı olmak. Birbirine açılmak. Bildirmek.

Admit : İçeriye almak. Almak. Teslim etmek. İçeriye bırakmak. İçeri almak. İtiraf etmek. Girmesine izin vermek. İzin vermek. Kabul etmek. Meydan vermek.

Excludes antonyms : let.