Shuts türkçesi Shuts nedir

Shuts ile ilgili cümleler

English: The bank shuts late on Fridays.
Turkish: Banka cuma günleri geç kapanır.

English: He often shuts himself up in the study and writes things like this.
Turkish: Sık sık kendini çalışma odasına kapatır ve böyle şeyler yazar.

English: My computer sometimes shuts down suddenly.
Turkish: Bilgisayarım bazen aniden kapanıyor.

English: The computer system shuts down automatically at 8pm.
Turkish: Bilgisayar sistemi saat sekizde otomatik olarak kapanır.

English: The "X" button in the top right shuts the window.
Turkish: Sağ üst köşedeki "X" butonu pencereyi kapatır.

Shuts ingilizcede ne demek, Shuts nerede nasıl kullanılır?

Shut away : Elini ayağını çekmek. Diğerlerinden ayrı tutmak.

Shut down : Durmak. İşi durdurmak. Kapamak. Kapısına kilit vurmak. Kapatmak. Kepenk indirmek. Kepenk kapatmak. Tatil etmek. İşyeri vb'ni kapatmak.

Shut down on : Kesmek. Son vermek.

Shut down point : Kapatma noktası. Mal ve hizmetlerin fiyatının işletmenin en düşük ortalama değişir maliyetine eşit olduğu nokta. Kapanma noktası.

Shut down upon : Kesmek. Son vermek.

Shut off monitor : Monitörü kapat.

Shut the door : Kapıyı kapatmak. Kapat kapıyı. Kapıyı çekmek. Kapıyı kapat.

 

Shut off from : Yoksun bırakmak. -den ayırmak. Uzak tutmak.

Shut his mouth : Ağzını kapa. Konuşmayı kes. Konuşma.

Shut out : Görüşünü engellemek. Rakibe sayı vermeme. Girmesini engellemek. Engellemek. Kesmek. Kapamak. Kapatmak. Sokmamak. Sayı vermemek. İçeri bırakmamak.

İngilizce Shuts Türkçe anlamı, Shuts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shuts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bespreads : Lekelemek. Kaplamak. Bulaştırmak. Yaymak. Saçmak. Bulamak.

Carpet : Karpet. Haşlamak. Halı döşemek. Halı. Azarlamak. Kilim. Yol. Kaplamak. Keçe.

Close : Son. Göğüs göğüse kavga. Yummak (göz). Yakın. Bağlantılı. Sonuç. Çevirmek.

Clutch : Pençe. Tutma. Klaç. Kavramak. Boşa alma. Sarmak. El çantası. Yakalamak. Yakalama. Motorla itici tekerlekleri birbirine bağlayıp ayırabilen dingil bağlantı aygıtı.

Cicatrized : İyileşmek. Sikatrize. İyileştirmek.

Shutter : Optüratör. Kepenkleri kapamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İndirmek. Perde. Kapak. Objektif kapağı. Panjur. Işık kesici panjur.

Carrying off : Ölümüne yol açmak. Öldürmek. İletmek. Ödül kazanmak. Kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak. Kolayca yapmak. Kapıp kaçırmak. Ölüme sebebiyet vermek. Alıp götürmek. Hakkından gelmek.

Coop : Hapishane. Kafeslemek. Kodes. Kafes. Kümes. Tıkmak. Kooperatif. Kümese sokmak.

Closed : Kapanık. Bloke edilmiş. Kapanmış. Basına kapalı. Örtük. Kapatılmış. Yumuk. Donmuş. Kapalı.

Cloisters : Kapalı geçit. Ayırmak. Dehliz. Kemerli yol. Manastıra kapatmak. Manastıra kapamak. Manastır. İnzivaya çekilmek. Tecrit etmek.

 

Shuts synonyms : unopen, folds, catch, crinkle, blankets, bring to bay, pinch, bend, caps, creases, cuttled, cast salt on the tail of, pinches, be suspended, fold, canopying, snap, excludes, jams, coop up, bolt out, bespreading, glommed, cicatrize, crinkling, carry off, bung, cuttles, draping, bends, crinkles, blanket, shuting.

Shuts zıt anlamlı kelimeler, Shuts kelime anlamı

Open : Ferah. Deşmek. Açık. Açık (kapı). Karara bağlanmamış. Açmak. Açılmak. Geniş. İçten. Genişletmek.