Exclusionary türkçesi Exclusionary nedir

Exclusionary ingilizcede ne demek, Exclusionary nerede nasıl kullanılır?

Exclusion area : Sınırlanmış bölge. Girişe kapalı alan.

Exclusion from the school : Okuldan çıkarma. Disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin, başka bir okula yazılmasına yarayacak bir gerçekleme belgesi verilerek, bulunduğu okuldan çıkarılması.

Exclusion principle : Dışlanım kuralı. Dışarlama ilkesi. Yoksun bırakma ilkesi. Dışlama ilkesi. Bir tamsayının yarısına eşit dönüdeki iki özdeş zerrenin veya partikülün aynı kuantum durumunda olamayacağını ifade eden prensip (fizik).

Chinese exclusion act : 1882 yılında çıkmış ve çinli iççi göçmenliğini askıya almış olan abd federal yasası (1943 yılında yürürlükten kaldırıldı). Çin göç kanunu.

Competitive exclusion principle : İki farklı türün ekolojik nişi sürekli olarak işgal edemeyip bir tanesinin elenmesi ilkesi. Gause ilkesi.

Exclusions : Hariç tutma. Kovma. Çıkarma. Dışında bırakma.

Exclusionist : Dışta tutan. Dışlayıcı.

Exclusion : Kabul etmeme. Çıkarılma. Kovma. Hariç bırakma. Dışlama. Çıkarma. Ret. Tart. İhraç etme. Dahil etmeme.

To the exclusion of : Başkaca. -'ın dışında. Dışında bırakarak. Hariç. Hariç tutarak. Diğerlerinden feragat ederek.

 

Temporary exclusion : İlişik kesilmesi. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin bir ya da iki öğretim yılı okula devamına izin verilmemesi.

İngilizce Exclusionary Türkçe anlamı, Exclusionary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exclusionary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monopolistic : Tekelcilik. Tekelci. Tekele ait.

Discriminational : Ayrımcılık uygulayan.

Differential : Vergin farkı. Kademeli. Aralıksal. Ayırt edici. Ayırıcı özellik gösteren, ayırıcı özelliklere dayanan, diferensiyel. Ücret farkı. Türevsel hesapta, bir işlevden belirli kurallar uyarınca türetilen başka bir işlev. Ayrım yapan. Değer farkı. Diferansiyel.

Discriminative : Fark gözeten. Ayırt edebilen. Ayrıcalık yapan. Ayrım yapan.

Exclusive : Paylaşılmayan. Kişiye ait. Pahalı. Hariç tutulan. Hariç. Lüks. Herkese açık olmayan. Ayrıcalıklı. Özel.

Discriminatory : Ayırımcı. Tefrik edici. Ayırt edebilen. Gümrük vergilerinde ya da bildirmelik dışı önlemlerde, mallar ya da ülkeler yönünden eşitlik gözetilmemesi. Ayırım gözeten. Ayırıcı. Ayrım yapan. Fark gözeten. Ayrıcalık yapan.

Factious : Ara bozucu. Kavgacı. Fitne. Hizipçi. Münafık. Kışkırtıcı. Fitneci. Fesatçı. Fesat.

Segregationists : Irk ayrımı yanlısı. Irkçı. Ayıran kimse.

Segregationist : Ayıran kimse. Irk ayrımı yanlısı. Irkçı.

Exclusionary ingilizce tanımı, definition of Exclusionary

Exclusionary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to exclude. Causing exclusion. Exclusive.