Excreting türkçesi Excreting nedir

Excreting ingilizcede ne demek, Excreting nerede nasıl kullanılır?

Excretion : Boşaltma. Salgılama, ifrazat, bir şey çıkarma, çıkartım, dışa atım, atılım. Salgılama. Radyoaktif maddenin doğal yollarla organizmadan dışarı atılması. Ekskresyon. İfrazat. Boşaltım. Terleme yoluyla dışarı atmak. Radyoaktif çıkarım. Vücut dışkısı.

Excretion organ : Boşaltım organı. Boşaltım kılganı.

Excretions : Salgılama. Boşaltma. Boşaltım. Dışkı. Vücut dışkısı. Salgı. İfrazat. Radyoaktif çıkarım. Terleme yoluyla dışarı atmak. Ekskresyon.

Excretive : İfraz eden. Salgı çıkaran. Salgılayabilen. Boşaltan. İfraz ettiren. Vücuttan çıkartan.

Active excretion : Aktif boşaltım. Böbreklerde kanalcık hücrelerinin, bazı maddeleri çevrelerindeki kılcal damarlardan kanalcık içine aktif taşıma ile geçirmeleri.

Drug excretion : İlaçların veya bunların metabolize edilmeleri sonucunda oluşan değişme ürünlerinin vücuttan değişik yollarla atılması. İlaç atılımı.

Excretes : Boşaltım yapmak. Atmak. Dışkı yapmak. Çıkarmak. (vücuttan) çıkarmak. Salgılamak. Kakalamak. Çıkarmak (vücuttan). Boşaltmak. (dışkı veya ter) vücuttan çıkarmak.

 

Excreted : Salgılanmış. Vücuttan çıkartılmış. Salgılamak. İfraz edilmiş. Çıkarmak. Boşaltmak. Boşaltılmış.

Excrete : Kakalamak. Boşaltım yapmak. (dışkı veya ter) vücuttan çıkarmak. Boşaltmak. Salgılamak. Çıkarmak (vücuttan). (vücuttan) çıkarmak. Dışkı yapmak. Çıkarmak. Atmak.

Excreter : İfraz eden. Salgılayan. Vücuttan çıkartan. Boşaltan.

İngilizce Excreting Türkçe anlamı, Excreting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excreting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decants : Şişeden sürahiye boşaltmak. Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Süzmek. Tortusundan ayırmak. İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak. Dikkatle boşaltmak. Bir kaptan diğerine aktarmak. Dökme.

Bare : Boş. Tamtakır. Açığa vurmak. Soymak. Gözle görülür hale getirmek. Çıplak. Açığa çıkartmak. Açık. Açılmak.

Call forth : Ortaya çıkarmak. Kullanmak. Yol açmak. Gün ışığına çıkarmak. Sarfetmek. Meydan vermek. Neden olmak.

Depletions : Fakirleşme. Yok olma. Boşalma. Tükenme. Bitirme. Sabit kıymetleri azaltma. Azaltma. Eksilme. Kan alma.

Cast offs : Atmak. (ilmek) iğneden çıkarmak. Reddetmek. Terk etmek. Örgüde ilk ilmeği atmak. Çıkarıp atmak. Örgüye başlamak. İlmek atmak. İlişkisini kesmek.

Deplete : Dökmek. Azaltmak. Tükenmek (bitmek vb). Kurutmak. Yoksun hale getirmek. Tüketmek. Bitirmek.

Blankest : Sövmek. Silmek. Feshetmek. Boşluk. Şaşırmış. Görüntüsüz (televizyon terimi). Tam. Boş. Açık.

Decompressions : Basınç düşmesi. Yükün kaldırılması. Basıncın kaldırılması. Yük boşalması. Basınç düşürme. Basıncın düşürülmesi. Basıncı azaltma. Basıncı kaldırma. Baskıyı azaltma.

 

Micturition : İşeme hastalığı. İşeme. Miksiyon. Miktürisyon. İdrar çıkarma. Su dökme. Sık işeme hastalığı.

Evacuation : Ayırılma. Tahliye. Boşaltım. Salıverme. Kaka. Dışarı atma. Boşaltma (bağırsakları). İfraz. Dışkılama.

Excreting synonyms : derobement, excretes, blank, bares, excretions, expelling, blanker, debarks, secretions, bring out, incontinence, defecation, secretion, bruit about, decompression, secrete, clean out, blanked, discharge, deplenish, excreted, debark, debarkations, disembarkation, egestions, blanking, blanks, bleed off, debarkment, shitting, transudate, excrenere, disembarkations.