Expansionary monetary policy türkçesi Expansionary monetary policy nedir
- Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla piyasadan doğrudan tahvil alınması biçiminde açık piyasa işlemleri, reeskont ve faiz oranlarının düşürülmesi gibi araçlarla para sunumunu artırarak toplam istemi yükseltmeye yönelik politikalar. krş. daraltıcı para politikası.
- Genişlemeci para politikası.
- İktisat alanında kullanılır.
- Genişletici para politikası.
Expansionary monetary policy ingilizcede ne demek, Expansionary monetary policy nerede nasıl kullanılır?
Expansionary : Yayılma eğilimli. Genişlemeci. Gelişmeye meyilli olan. Genişlemeden yana olan. Genişlemeya meyilli veya daha büyük olma eğilimi.
Monetary : Parasal. Nakdi. Mali. Moneter. Paraya ait. Para. Para ile ilgili. Parayla ilgili.
Policy : Poliçe. Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü. Önlem. Plan. Politika. Davranış biçimi. Hareket tarzı. İdare. Sigorta sözleşmesi. Tedbir.
Monetary policy : Bir ekonomide belirlenen iktisat politikası amaçlarına ulaşabilmek için para yetkelerinin para politikası araçlarını kullanarak para sunum miktarını değiştirerek uyguladığı politikalar. Para politikası.
Monetary policy committee : Fiyat istikrarını sağlamak, hükümetle birlikte enflasyon hedefini belirlemek, türk lirasının iç ve dış değerini korumak ve kur rejimini belirlemekle görevli ve yetkili olan türkiye cumhuriyet merkez bankası başkanı başkanlığında çalışan kurul. Para politikası kurulu.
Tight monetary policy : Sıkı para politikası.
Expanded monetary policy : Genişletici para politikası. Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla piyasadan doğrudan tahvil alınması biçiminde açık piyasa işlemleri, reeskont ve faiz oranlarının düşürülmesi gibi araçlarla para sunumunu artırarak toplam istemi yükseltmeye yönelik politikalar. krş. daraltıcı para politikası.
Expanding monetary policy : Genişletici para politikası. Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla piyasadan doğrudan tahvil alınması biçiminde açık piyasa işlemleri, reeskont ve faiz oranlarının düşürülmesi gibi araçlarla para sunumunu artırarak toplam istemi yükseltmeye yönelik politikalar. krş. daraltıcı para politikası.
Monetary policy instruments : Parasal politika araçları. Para politikası araçları. Para yetkeleri tarafından kullanılan açık piyasa işlemleri, zorunlu karşılık oranı, ikinci kırdırım oranları, kasa parası oranı, mevduat faiz oranı, dışalım güvence oranı ve/veya süresi, enaz ödeme oranı, seçici kredi denetimi, ahlaki ikna gibi para miktarını düzenlemeye yönelik araçlar.
Cheap monetary policy : Faiz oranını düşürerek kredi miktarını artırmayı hedefleyen genişletici para politikası. Ucuz para politikası.
İngilizce Expansionary monetary policy Türkçe anlamı, Expansionary monetary policy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Expansionary monetary policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Expansionary monetary policy synonyms : expanding monetary policy, a type mutual funds, a change in demand, a shift in supply, abnormal budget receipts, a shift in individual demand, a group shares, ability to pay principle, expanded monetary policy.

Bu kısımda Expansionary monetary policy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Expansionary monetary policy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Expansionary monetary policy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Expansionary monetary policy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.