Expectorates türkçesi Expectorates nedir

  • Öksürerek çıkarmak.
  • Balgam çıkarmak.
  • Kan tükürmek.
  • Balgam atmak.
  • Tükürmek.

Expectorates ingilizcede ne demek, Expectorates nerede nasıl kullanılır?

Expectorate : Tükürmek. Kan tükürmek. Balgam atmak. Öksürerek çıkarmak. Balgam. Balgam çıkarmak. Ekspektorat.

Expectorated : Kan tükürmek. Öksürerek çıkarmak. Tükürmek. Balgam çıkarmak. Çıkartılmış (balgam). Tükürülmüş.

Expectorating : Balgam çıkarmak. Balgam çıkarma. Öksürerek çıkarmak. Tükürme. Kan tükürmek. Tükürmek.

Expectoration : Balgam çıkarma. öksürükle dışarı muhat, fibrin, irin gibi eksudat atılımı olayı. Tükürme. Balgam. Ekspektorasyon.

Expectorations : Balgam. Ekspektorasyon. Tükürme.

Expectorants : Balgam söktüren. Balgam söktücü ilaç. Balgam sökücü. Söktürücü. Ekspektoran. Balgam söktürücü ilaç. Balgam söktürücü.

Expectorator : Balgam çıkaran kimse. Tüküren kimse. Balgam çıkartan. Tüküren. Balgam sökücü.

Expectorant : Balgam söktürücü ilaç. Balgam sökücü. Solunum yollarında birikmiş olan koyu kıvamlı ve yapışkan nitelikli salgıları sulandırıp akıcılığını artırarak öksürük ve silyar etkinliklerle vücut dışına atılmasını kolaylaştıran madde, ekspektoran, mukokinetik. Balgam söktücü ilaç. Ekspektoran. Balgam söktüren. Söktürücü. Balgam söktürücü.

 

Salt expectorant : Mide mukozasını tahriş ederek refleks yoluyla veya doğrudan etkileriyle bronş mukoza bezlerinin salgılarını artıran ilaç. Tuz ekspektoran.

Expectorators : Balgam sökücü. Balgam çıkaran kimse. Tüküren kimse. Tüküren. Balgam çıkartan.

İngilizce Expectorates Türkçe anlamı, Expectorates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expectorates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spit out : Söylemek. Tükürerek çıkarmak. Bağırarak söylemek. Açıklamak. Basmak (çığlık).

Discharge : Tahliye etmek. Ödeme. Atmak. Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. İltihap çıkmak. Deşarj etmek. Boşaltma. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Görevden almak. Bir akarsuyun, belli bir noktadan zaman biriminde geçirdiği su.

Release : Deklanşör. Serbest bırakmak. Yayın izni. Tahliye. Sürüm. Yürürlükteki bir görevin kullanmak üzere tuttuğu bir çevre biriminin ya da bir bellek alanının, izlencedeki bir komut, işletmen'in karışması ya da işletim dizgesince uygulanan herhangi bir komut nedeniyle görevle ilişkisini kesmek, bunları herhangi bir başka görev için kullanıma açık duruma getirmek. Yay. Sürmek. Bilgisayar, bilişim, hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dağıtım.

Spew : Kusma. İstifrağ etmek. Kusarak çıkarmak. Fışkırmak. Kusturmak. Kusmak. İstifra etmek. Püskürmek.

Sputter : (motor) öksürmek. Heyecanla söylemek. Kekeler gibi konuşmak. Guruldamak. Sönecek gibi titremek (alev). Mürekkep akıtmak. Tükürerek konuşmak. Yağ sıçratmak. Kekelemek. Konuşurken tükürükler saçmak.

 

Spawling : Tükürük(ler) saçmak.

Clear out : Ortadan kaybolmak. Satıp bitirmek. Tertemiz etmek. Yıkılmak. Tüymek. Defolmak. Tahliye etmek. Çekip gitmek. Hepsini satmak. Boşaltıp temizlemek.

Drive out : Araba ile yol almak. Sürmek. Kovmak. Defetmek. Çıkarmak.

Remove : Sınıf. Öçürmek. Görevden almak. Atmak. Derece. Götürülmek. Pille. Kovmak. Ortadan kaldırmak. Taşımak.

Expectorates synonyms : ptyalize, ptyalise, spit on somebody, eject, spit up, spit at somebody, hawk up, expectorating, spits, splutter, withdraw, exhaust, cough, take, cough up, spue, take away, expel, spawl, expectorate, cough out, spit, coughing up, expectorated.