Spit out türkçesi Spit out nedir

Spit out ile ilgili cümleler

English: Ali ate only three or four bites then spit out the food.
Turkish: Ali sadece üç ya da dört lokma yedi sonra yemeği tükürdü.

English: Ali spit out the poison.
Turkish: Ali zehiri tükürdü.

English: Ali spit out his gum.
Turkish: Ali sakızını tükürdü.

Spit out ingilizcede ne demek, Spit out nerede nasıl kullanılır?

Spit : Tükürme. Tıpatıp aynı. Bir bel boyu derinlik (toprak). Denize uzanan kara parçası. Salya. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Saplamak. Basmak (çığlık). Şişlemek. Tıslamak (kedi).

Out : Ortaya çıkmak. Dışarıda. Dışarı çıkarmak. Nakavt etmek. Dışarı atmak. Dışarı. Bayılmak. Çıkış. Meydana çıkmak. Çıkarmak.

Spit and polish : Temiz. Temizlik. Düzen. İyi bir görüntü verme konusunda katı. Düzenlilik. Tertipli. Düzenli.

Spit at somebody : Tıslamak. Tükürmek.

Spit ball : Tükürük topu.

Spit blood : Kan kusmak. Ateş püskürmek. Tepesi iyice atmak.

İngilizce Spit out Türkçe anlamı, Spit out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spit out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Utters : Dile getirmek. Piyasaya sürmek (sahte para vb.). Basmak. Atmak (çığlık). Çıkarmak (inilti veya ses). Telaffuz etmek. İfade etmek. Ses çıkarmak.

 

Shouted : Seslenmek. Bağırmak. Çağırmak. Bağırış. Haykırmak. Banlamak. Ses. Haykırış.

Uttered : Ses çıkarmak. Dile getirmek. Atmak (çığlık). Telaffuz etmek. Sözle ifade edilen veya anlatılmış. Açığa vurmak. İfade etmek. Piyasaya sürmek (sahte para vb.).

Shouts : Seslenmek. Bağırmak. Haykırmak.

Aired : Havalandırılmış. Havalandırmak. Havadar. Kurutmak. Güneşe sermek. Ortaya dökmek. Açılmak.

Clear up : Tamamlamak. Aydınlatmak. Aydınlanmak. Çözülmek. Aydınlığa kavuşturmak. Temizlemek. Halletmek. Bilgi vermek. Tasfiye etmek.

Expectorate : Balgam. Kan tükürmek. Öksürerek çıkarmak. Balgam atmak. Balgam çıkarmak. Ekspektorat.

Spit at somebody : Tıslamak.

Allege : İtham etmek. İddia etmek. İleri sürmek. Mazeret olarak göstermek. Kanıt olarak göstermek. (kanıt olmadan) iddia etmek. Bahane etmek.

Clarifies : Temizlemek. Berraklaştırmak. Açık bir şekilde anlatmak. Arınmak. Arıtmak. Temizlenmek. Aydınlığa kavuşturmak. Süzmek. Berraklaşmak. Durulmak.

Spit out synonyms : apprized, account for something, spits, articulates, apprising, scream out, shout out, affirms, apprize, articulate, spawling, spit, accounted, clarified, clearing up, uttering, account for, assert, call out, apprised, expectorates, account, expectorating, expectorated, affirming, air, cleared, clarifying, alleges, apprises, attests, apprizes, squall out.