Utters türkçesi Utters nedir

  • Atmak (çığlık).
  • Buyurmak.
  • Piyasaya sürmek (sahte para vb.).
  • Çıkarmak (inilti veya ses).
  • Basmak (çığlık).
  • İfade etmek.
  • Telaffuz etmek.
  • Söylemek.
  • Dile getirmek.
  • Ses çıkarmak.
  • Basmak.
  • Açığa vurmak.

Utters ile ilgili cümleler

English: In the distance can be heard voices, the slamming of shutters, and the barking of dogs.
Turkish: Uzakta, sesler, panjurların çarpması ve köpeklerin havlaması duyulabilir.

English: Close the shutters and draw the curtains. There must be as little light as possible.
Turkish: Kepenkleri kapatın ve perdeleri çekin. Mümkün olduğu kadar az ışık olmalıdır.

English: Ali stutters.
Turkish: Ali kekeliyor.

English: Close the shutters.
Turkish: Kepenkleri kapat.

Utters ingilizcede ne demek, Utters nerede nasıl kullanılır?

Abutters : Bitişik arsa sahibi. Komşu arazi sahibi.

Butters : Yağcılık. Beş para etmez. Dalkavukluk. Çirkin. Tereyağına benzeyen kakao vb. yağı. Tereyağı.

Butterscotch : Şekerleme. Karamela. Şeker ve tereyağı ile yapılan bir tür tatlı.

Clutters : Dağınıklık. Tıka basa doldurmak. Yığmak. Karman çormanlık. Karıştırmak. Darmadağın etmek. Karışıklık. Darmadağınıklık. Dağıtmak. Koşuşmak.

Cutters : Makasçı. Kotra. Montaj asistanı. Sahil koruma botu (amerikan ingilizcesi). Keski. Kesme makinesi. Filika. Kesici.

 

Gutters : Batak. Çukur. Kötü yol. Çatı oluğu. Suyolu. Oluk.

Rebutters : İddianın çürütülmesi. Mukabil delil. Mukabil kanıt. Karşılıklı delil. Davalının ikinci cevabı. Davalının ikinci cevap layihası.

Mutters : Homurdanma. Homurtu. Homurdanmak. Fısıldamak. Mırıldamak. Mırıltı. Mırıldanmak. Söylenmek. Fısıltı.

Putters : Düz yüzlü golf sopası. Amaçsızca hareket etmek. Golf sopası.

Shutters : Fotoğraf makinesi kapağı. Kepenk. Panjur. Kapak. Beton kalıbı.

İngilizce Utters Türkçe anlamı, Utters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Utters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coin : Bozuk para. Madeni para basmak. Değeri, devletin resmi damgası ile garanti edilmiş maden para. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Para bastırmak. Maden para. Para kazanmak. Sikke. Tarih, ekonomi alanlarında kullanılır.

Apprize : Değer vermek. Bilgi vermek. Haberdar etmek. Fiyat saptamak. Haber vermek. Bildirmek. Değerini yükseltmek. (eski kullanım) tahmin etmek. Değer biçmek.

Apprised : Haberdar etmek. Bildirmek. Haber vermek. Bilgi vermek.

Connotate : Demek istemek. Çıtlatmak. Üstü kapalı söylemek. Çağrıştırmak. Anlamına gelmek. İma etmek.

Apprise : Bilgi vermek. Haber vermek. Haberdar etmek. Bildirmek.

Clicked : Tıkırdatmak. Çıtırdamak. Çıt etmek. Kapanıvermek. Kanı kaynamak. Hoşlanmak. Uyuşmak. Jetonu düşmek. Jetonu düşmek (argo terim).

Drop : Öldürmek. Bırakmak (fare). Dirsek çevirmek. Alçalmak. Bırakmak. Atmak. Damlatmak. Çıkarmak. Düşme.

 

Give a voice to : Fikrini belirtmek. Açıkça söylemek.

Enjoins : İstemek. Yasaklamak. Engellemek. Empoze etmek. Emretmek. Mahkeme emriyle men etmek. Tembih etmek. Takyit etmek. Menetmek.

Utters synonyms : give tongue to, mussitate, attack suddenly, apprising, swear, throw, affirm, conceive, mumble, blabbed, crushes, wish, make a sound, bares, enjoin, eat, give voice to, have, spoken out, articulating, clicks, pronouncing, commands, get off, uttering, apprized, speak, articulates, clamour, depict, outcry, apprizes, marvel.

Utters zıt anlamlı kelimeler, Utters kelime anlamı

Cheer : Teşvik etmek. Umutlandırmak. Neşe. Alkış. Teselli etmek. Ferahlamak. Destekleyici şekilde bağırmak. Alkış tutmak. Bağırarak ya da alkışlayarak yüreklendirmek. Keyiflendirmek.

Mitigated : Azaltmak. Yatıştırmak. Hafifletmek. Yatıştırılmış.