Expiating türkçesi Expiating nedir

  • Cezasını çekerek ödeme.
  • Kefaret vermek.
  • Cezasını çekmek.
  • Günahını temizleme.
  • Yapılan kötülüğü affettirecek bir harekette bulunma.
  • Kefaret etme.

Expiating ingilizcede ne demek, Expiating nerede nasıl kullanılır?

Effective expiating of patent : Bulgu belgesini tam işletme. Bulgu belgesini her bakımdan tam olarak kullanma, ondan eksiksiz yararlanma.

Expiation : Kefaret. Cezasını çekme.

Expiations : Cezasını çekme. Kefaret.

Expiate : Cezasını çekmek. Kefaret etmek. Kefaret vermek.

Expiated : Kefaret edilmiş. Cezasını çekilerek ödenmiş. Cezasını çekmek. Kefaret vermek.

Inexpiably : Affedilemez bir biçimde.

Expiator : Yapılan kötülüğü affettirecek bir harekette bulunan. Kefaret ödeyen kimse (bir suç veya günah için). Kefaret eden. Günahını temizleyen. Cezasını çekerek ödeyen. Düzeltme yapan kimse.

Expiates : Kefaret vermek. Cezasını çekmek. Kefaret etmek.

Expiatory : Kefaretli. Kefaret türünden.

Expiable : Kefaret edilebilir. Cezası çekilebilir.

İngilizce Expiating Türkçe anlamı, Expiating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expiating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Galvanizing : Demir ve çeliği, erimiş çinko içine daldırarak yüzeylerini çinko ile kaplanma işlemi. Galvanizleme. Galvaniz yapma. Canlandırmak. Galvanik akımla tedavi etmek. Çinko kaplama. Galvanizlemek. Elektrik çarpmış gibi olmak.

 

Electrifying : Heyecanlandırıcı.

Interesting : İlginç. Meraklı. Enteresan. Tip. İlgilenme. İlgi çekici.

Excitation : Beyin kabuğundaki sinir merkezlerinin aşırı derecede uyarılması sonu meydana gelen sensomotorik duyarlılığın ileri derecede artışı. tahrik, tembih, uyartı, sensomotorik duyarlılığın artışı. Uyarılma. Bir organ ya da dokuda çalışma meydana getirilmesi. eksitasyon. Tahrik. Eksitasyon. Bir atom ya da çekirdek sistemini, belirli bir enerji düzeyinden daha yüksek enerji düzeyine dönüştüren süreç. Tembih. Uyartıının meydana getirilmesi veya şiddetinin artırılması. hücrenin bir uyartıya hemen cevap vermesi. 3.bir ortama giren radyasyon enerjisi ortamı oluşturan atomlardan elektron koparacak kadar yüksek olmadığı durumda elektronların yörünge değiştirmesi. Bir elektronun, ışınımları soğurarak erkesini artırması sonucu kendi olanağan yörüngesinden daha yüksek erke düzeyindeki bir yörüngeye geçmesi. Heyecanlandırma.

Breathless : Rüzgarsız. Nefesini tutmuş. Korkutucu. Soluk soluğa kalmış. Nefessiz. Soluk kesici. Nefes nefese. Sessiz. Soluğu kesen. Soluğu kesilmiş.

Glamourous : Cazibeli. Sihirli (ayrıca glamorous). Büyüleyici. Çekici. Büyülü. Albenili.

Serve a sentence : Ceza çekmek. Hapis cezasını çekmek. Mahkumiyet çekmek.

Expiates : Kefaret etmek.

Expiating synonyms : pay the penalty of, bear the penalty of, tickling, pay for, glamorous, breathtaking, inflammation, excitement, atone for, expiate, expiated, provocative, heady, pay the penalty, intoxicating, electric, sexy, galvanising, titillating, fervour, exhilarating, thrilling, suffered, get it, suffer for, pay, present, suffer the consequences, be answerable for the consequence, galvanic, fervor, suffer, tingling.

 

Expiating zıt anlamlı kelimeler, Expiating kelime anlamı

Absent : İlgisiz. Bulunmayan. Yok. Dalgın. Yok (mevcut olmama). Bulunmayan (kişi) (orada artık). Bulunmamak. Gaip. Namevcut. Devamsız.

Unexciting : Heyecansız. Sıkıcı. Can sıkıcı.

Uninteresting : İlgi çekmeyen. Cansız. Yavan. İlginç olmayan. Meraksız. Çekici olmayan.

Expiating antonyms : unprovocative, unsexy, unstimulating.