Exploring türkçesi Exploring nedir

Exploring ile ilgili cümleler

English: We spent our holiday exploring rural France.
Turkish: Tatilimizi kırsal Fransa'yı keşfederek geçirdik.

English: Let's do some exploring together.
Turkish: Birlikte biraz keşif yapalım.

English: The real journey of discovery doesn't consist in exploring new landscapes but rather in seeing with new eyes.
Turkish: Gerçek bir keşif yolculuğuna çıkmak yeni manzaralar bulmakla olmaz ancak onlara yeni gözlerle bakmakla olur.

English: It's worth exploring.
Turkish: Bu keşfetmeye değer.

English: He enjoys exploring remote areas.
Turkish: Uzak bölgeleri keşfetmekten hoşlanır.

Exploring ingilizcede ne demek, Exploring nerede nasıl kullanılır?

Exploring coil : Araştırma bobini. Bulucu bobin.

Explorable : Keşfedilebilir.

Exploration : Laparotomi ve operasyonlarda iç organların elle muayenesi. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Keşif. Araştırma. Eksplorasyon. Yeryüzünde bir yörenin yakından incelenerek tanınması. Sondaj. Açınlayım. Araştırma (bir konuyu). Açınsama.

Explorations : Keşif. Arama. Araştırma.

Explorative : Araştırma ile ilgili. Araştırma. Keşif türünden. Araştırma veya arama amaçlı. Arama amaçlı.

 

Exploratory : Keşif türünden. Keşifçi. İstikşafi. Araştırmayla ilgili. Araştırma ile ilgili. Araştırma. Eksploratori.

Explorative talks : Ağız arama.

Exploratory research : Keşfedici araştırma. Olgular arasındaki örtük ilişkileri ortaya koyan ve gözlenen birlikte değişmelerin doğrultu ve ölçüsünü veren araştırma. Açınlayıcı araştırma.

Exploratory data analysis : Keşfedici veri çözümlemesi. Açınsayıcı veri çözümlemesi.

Exploratory behaviour : Araştırıcı davranış. Bebeklerin, hayvanların ve öbür aşağı canlıların, öğrenme sürecinin başlangıcında kendilerine yön vermelerinin ilk aşamasındaki devinimleri. belli bir durumu tam olarak inceledikten sonra, ona ilişkin başka durumları da kavramsal olarak inceleme.

İngilizce Exploring Türkçe anlamı, Exploring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exploring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Detections : Buluş. Demodülasyon (radyo terimi). Ortaya çıkarma. Bulunuş. Sezim. Algılama. Suçluyu ortaya çıkarma. Bulma. Tespit.

Discovery : Buluş. Bulgu. Meydana çıkarma. Bildirme. Ortaya çıkarma. İfşaat. Bulunuş.

Commercialism : Ticari tutum. Ticari terim. Ticari anlayış.

Supplicant : Dilekçe sahibi. İzin isteyen. Yalvaran. Rica eden.

 

Compendia : Kısaltma. Özet.

Decompositions : Analiz. Ayrıştırma. Dekompozisyon. Çürüklük. Faktörlere ayırma. Bozuşma. Ayrışma. Alt gruplara ayırma. Çürüme. Dağılma.

Precatory : Niyaz kabilinden.

Suppliant : Yalvaran. Dilekçe sahibi. Yalvaran kimse. Rica eden.

Espials : Tecessüs. Merak. Görme.

Analysing : Çözümleyiş. İncelemek. Çözümlemek. Çözümleniyor. Tahlil etmek. Analiz etmek. Çözümleyici. İnceleniyor. Araştırmak.

Exploring synonyms : precative, petitionary, adjuratory, researching, disquisitions, estimations, decomposition, study time, explorations, checkup, study room, critique, etude, exploratory, analyzing, analysis, exportation, explorative, checkback, supplicatory, research, espial, checkover, surveys, apocalypses, dissection, explorement, etudes, exposals, examen, apocalypse, researches, reconnoitring.

Exploring zıt anlamlı kelimeler, Exploring kelime anlamı

Imperative : Buyrultu. Zorunlu. Gerekli. Zorunluluk. Emir kipi. Mecburi. Zorunlu şey. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Kaçınılmazlık. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.’nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alım’dır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb.

Exploring ingilizce tanımı, definition of Exploring

Exploring kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Employed in, or designed for, exploration.