Export prohibition türkçesi Export prohibition nedir

  • Güvenlik, tarih ve sanat yapıtlarının ülkeden çıkarılmalarının önlenmesi ya da ekonomik zorunluluklarla, kimi malların yurttan çıkarılmalarını durdurmak için konulmuş yasak.
  • İhracat yasağı.
  • Gümrük alanında kullanılır.
  • İhraç yasağı.
  • İhracat yasakları.
  • Çıkış yasağı.

Export prohibition ingilizcede ne demek, Export prohibition nerede nasıl kullanılır?

Export : İhracat. Dışsatım yapmak. İhracat yapmak. İhraç. Dışarıya vermek. Götürmek. İhraç malı. Yurtdışına satmak. Dışarıya yollamak. İhraç etmek.

Prohibition : Kadağan. İçki yasağı. Yasak. Yasaklama. Nehiy. İçki yasağı (amer.tar.). Yasak emri. Yasaklanma. Yasaklama emri.

Export association : İhracat birliği.

Export bounty : İhracat pirimi. İhracat primi. İhraç primi. Bir başka ülkede satılmak üzere malların bol miktarda bir ülkeden nakliyesinden alınan prim.

Export by consignement : Konsinye satış yoluyla yapılan dışsatım. Konsinye dışsatım.

Export commodity : İhracat ürünü. İhracat maddeleri. İhracat maddesi.

İngilizce Export prohibition Türkçe anlamı, Export prohibition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Export prohibition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Composite duties : Gümrük bildirmeliğinde yer alan belli bir maldan, hem ölçü hem de değer yönünden alınan vergi. Karma vergi.

 

Ceiling bond : Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.). Tavan ödün.

Autonomous rate of duty : Yasal vergi oranı. Gümrük bildirmeliğine, yasa ile ya da onun verdiği yetkiye dayanılarak hükümetçe konulmuş olan ve o ülkece tek yönlü değiştirilebilen vergiler.

Boarding and search of ships : Deniz taşıtlarının kontrolü. Deniz taşıtları deneti. Deniz taşıtların kontrolü. Yabancı ülkelerden gelen ya da oralara giden deniz taşıtlarında, ilgili gümrük görevlilerince (koruma memuru) belge ve kayıtların görülüp incelenmesi, kaptana gerekli sorular sorularak sorgu kağıtlarının doldurulması ve taşıtın yoklanması gibi işler.

Bound item : Bağlı mal. Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal.

Clearence for home use : Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması. Yurda sokma.

Clearance through customs : Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma. Gümrükleme.

Boarding and search of aircrafth : Yabancı ülkelerden gelen ya da yabancı ülkelere giden hava taşıtlarının, gümrük ilgililerince belge ve kayıtlarının görülüp incelenmesi. Hava taşıtları deneti.

Concession rate : Ödünlü vergi oranı. Bir ülkenin başka bir ülkeyle yaptığı iki yanlı bir antlaşma ile belli edilen gümrük vergisi düzeyi.

Ad valorem basis : Değer esası. Gümrük bildirmeliklerinde, mal değerinin vergiye temel alınması. Değer ilkesi.

Export prohibition synonyms : approved routes, aircraft cargo manifeste, ad valorem duties, commin external tariff, brussels nomenclature, coasting traffic.