Exposure netting türkçesi Exposure netting nedir

  • Bir döviz cinsinde açık pozisyon yüzünden ortaya çıkabilecek riskin yine aynı döviz cinsinden fazla pozisyonla dengelenmesi. krş. açık pozisyon.
  • Kur riskinin dengelenmesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kur riskini netleştirme yöntemi.

Exposure netting ingilizcede ne demek, Exposure netting nerede nasıl kullanılır?

Exposure : Bir güvence için belirtilen sınır. Açıkta bırakma. Sergileme. Ekspozür. Herkese duyurma. Ortada bırakma. Açığa çıkarma. Çıkarma. Güvence sınırı. Maruz kalma.

Netting : File. Ağ yapma. Ağ örme. Örme. Kafes. Ağ. Ağ işi. Cibinlik. Avlanma. Ağ örgüsü.

Exposure debimeter : İyon debiölçeri. İyonlaştırıcı ışınımın debisini ölçmeye yarayan ışınımölçer.

Exposure index : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir duyarkatın ışıktan etkilenme, ışık etkisiyle gizli görüntü oluşturma yeteneğini anlatan genel terim. Duyarlık.

Exposure lamp : Sinem.optik seslendirme dizgesinde duyarkat üzerine çeşitli yollardan ve değişik biçimlerde düşürülecek ışığı sağlayan kaynak. Işıklama ışıtacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Exposure meter : İyon dozölçeri. Işıkölçer. Işık ölçer. Pozmetre. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Verilen bir sahnede ışığın miktarını ölçen enstrüman (fotografçılık). Pozölçer. Pozometre. Çeşitli ışık koşullarına göre en uygun sonucun alınabilmesi için duyarkat üzerine ne kadar ışık düşmesi gerektiğini bildiren aygıt. İyonlaştırıcı ışınımın etkisini ölçmeye yarayan ışınımölçer.

 

İngilizce Exposure netting Türkçe anlamı, Exposure netting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exposure netting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Exposure netting synonyms : a change in individual demand, a pass through certificate, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, ability rent, abnormal budget receipts.