Netting türkçesi Netting nedir

Netting ile ilgili cümleler

English: Ali slept under mosquito netting.
Turkish: Ali cibinlik altında uyudu.

Netting ingilizcede ne demek, Netting nerede nasıl kullanılır?

Netting mould : Ağ göze büyüklüğünü belirlemede kullanılan silindirik, oval biçimli genellikle ağaç veya benzeri malzeme, geyç. Ağ örme kalıbı. Geyç.

Netting twine : Ağ sicimi. Ağ ipliği. Bir katlama işleminde iki veya daha çok tek iplikle bir bükümde oluşturulan iplik.

Exposure netting : Kur riskinin dengelenmesi. Kur riskini netleştirme yöntemi. Bir döviz cinsinde açık pozisyon yüzünden ortaya çıkabilecek riskin yine aynı döviz cinsinden fazla pozisyonla dengelenmesi. krş. açık pozisyon.

Mosquito netting : Cibinlik kumaşı.

Multilateral netting : Uluslararası bir firmanın çeşitli ülkelerdeki şubeleri ve muhabirleriyle olan borç ve alacaklarını denkleştirmesi. Çok yanlı netleştirme.

Vignetting : Kenar ayrıntısı yitimi. Süs çizmek. Renk veya ton çıkartma. Bir resmin çevresindeki parlaklığı azaltma. Süs çizme.

Wire nettings : Tel kafes. Tel örgü. Çit örgü.

Clarinettists : Klarnetçi.

Seine netting : Iğrıp. Deniz veya göl tabanına yakın yüzen balıkları avlamak için kullanılan, kanatlarına ağırlıklar bağlanarak atılan, gemiye veya kıyıya çekilen, kanatlarının her birinin uzunluğu 52-250 m, yüksekliği 15-30 m, torba uzunluğu 15-32 m olan, kullanıldığı yöreye ve avladığı balığa göre göze genişlikleri değişen, kolları sığ ve yüksek uyarnayla dikinelerden oluşan bir tür çekme ağı.

 

Clarinettist : Klarnetçi.

İngilizce Netting Türkçe anlamı, Netting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Netting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tenia : Tenya. Şerit. Şerit doku. Solucan. Bağırsak kurdu.

Cooping : Tıkmak. Kodes. Kooperatif. Kafeslemek. Kümese sokmak. Kümes. Kapamak. Hapishane.

Net : Arıtımlı. Tül. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Süzek. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Katıksız. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük.

Grating : Boru süzgeci. Kulağı tırmalayan. Sahnenin tehlikeli kesimlerinde bulunan koruyucu parmaklık. Rendeleme. Sahne parmaklığı. Cırlak. Sahne çiti. Gıcırdayan. Parmaklık. Pencere kafesi.

 

Crotch : Apışlık. Dal ile gövdenin birleştiği yer. Kasık. Çatal. Pantolon ağı. Pantalon ağı. Dalın ağaç gövdesinden ayrıldığı yer. Kalça. Ağ kısmı.

Meshworks : Şebeke.

Meshing : Birbirine geçmek (çark dişi). Tuzağa düşürmek. Ağ ile tutmak.

Flynet : Sinekleri ve diğer uçan böcekleri uzak tutmak için kullanılan ağ. Sineklik.

Cheesecloth : Tülbent. Tülbent bezi.

Netting synonyms : nettings, fishing gears, mosquito curtain, framing, weaving, gin, dragnet, braidings, weave, cobweb, filets, weaves, network, cage, huntings, birdcages, coop, hunting, nettlers, darning, taenia, shikar, hunt, braiding, bunt, woven, hask, fileting, knitted, gauze, fly net, entwisting, quarrying.

Netting ingilizce tanımı, definition of Netting

Netting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Urine. The act or process of making nets or network, or of forming meshes, as for fancywork, fishing nets, etc.