Meshing türkçesi Meshing nedir

  • Ağ ile tutmak.
  • Birbirine geçmek (çark dişi).
  • Tuzağa düşürmek.

Meshing ingilizcede ne demek, Meshing nerede nasıl kullanılır?

Enmeshing : Tuzağa düşürmek. Ağa düşürmek. Ağa düşürme.

Immeshing : Ağına düşürmek.

Inmeshing : Ağa düşürmek.

Intermeshing : Geçişimli. İşlem ağı. Birbirine geçen. İç örme.

Frameshift mutation : Dna dizisinde üç nükleotidin insersiyon ya da delesyonu sonucu okuma çerçevesinde değişiklik yapan mutasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çerçeve kayması mutasyonu. Çerçeve mutasyonu.

Mesh matrix : Göz matrisi.

Mesh length : Göze uzunluğu. Göz derinliği. Natika durumda gerilmiş ağda gözenin birbirinden uzak karşılıklı düğümlerinden veya birleşme yerlerinden birinin ortasından diğerinin ortasına kadar olan uzaklık, aynı ağ gözünde karşılıklı düğümlerin merkezlerinin gergin halde ölçülen mesafesi.

Mesh size : Gerilmiş ağda bir düğümün veya birleşme yerinin ortasından, en yakınındaki düğümün veya birleşme yerinin ortasına kadar olan uzaklık, ağ gözünde yan yana iki düğüm arasındaki mesafe. Ağ göze açıklığı. Göze açıklığı. Elek numarası. Örgütel göz genişliği. Gözcük sayısı. Göz büyüklüğü. Ağ göz boyu. Göze genişliği.

 

Mesh current : Göz akımı.

Mesh side : Göze açıklığı. Natika durumda gerilmiş ağda, gözenin karşılıklı düğümlerinden veya birleşme yerlerinden birbirinden uzak olanlardan bir düğümün iç kısmından diğerinin iç kısmına kadar olan uzaklık, ağ gözünde karşılıklı düğümlerin merkezlerinin gergin halde ölçülen en uzun mesafesi, ağ göze açıklığı.

İngilizce Meshing Türkçe anlamı, Meshing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meshing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snatch : Koparmada kaldırmak (halter). Kaçırmak. Koparmak. Kapkaç yapmak. Kapışmak. Fırsattan istifade etmek. Kapmak. Zorla almak. Yakalamak. Çabucak yapmak.

Save all : Tümünü kaydet. Şerbet tutucu. Kaydet.

Interlocking : Kesişen. Bağlantı kilitleme kontrolörü. Ara kilitleme. Bağlamak. Sinyal bağlı. Kilitlemek. Birbirine kenetli. Anklaşman. Kenetlemek. Kilitlenme.

Tulle : Tül. İpek bürümcük. Süzek. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı.

Gauze : Pus. Şilebezi. Sargı bezi. Şile bezi. Gazlı bez. Tiyatro dekorunda. kalın, gözenekli, pamuklu dokuma. Kalın tül. Gaz bezi. Tül perde. Tülbent.

Enmeshed : Ağa düşürmek. Ağ gibi sarmış. Ağa düşürmüş.

Hairnet : Saç filesi. Saç ağı.

Ambuscades : Pusu. Pusuya düşürmek. Pusu yeri. Tuzak kurmak. Pusuya yerleştirmek. Pusuya yatmak. Tuzak. Pusu kurmak. Pusuda beklemek.

Ambuscaded : Tuzak kurmak. Pusuya yatmak. Pusu. Pusuya düşürmek. Tuzak. Pusu yeri. Pusuda beklemek. Pusuya yerleştirmek. Pusu kurmak.

 

Ambuscade : Pusuya düşürmek. Pusuda beklemek. Pusu. Pusuya yerleştirmek. Tuzak kurmak. Pusu kurmak. Tuzak. Pusuya yatmak. Pusu yeri.

Meshing synonyms : chicken wire, circumvented, network, meshwork, decoying, snood, wirework, interlock, decoys, netting, enmesh, fabric, enmeshing, sparker, mesh, cloth, meshed, textile, backbone, net, material, reseau, spark arrester, safety net, snap, decoy, ambuscading, decoyed, enmeshes, catch, meshes, circumvent, circumvents.