Expulsing türkçesi Expulsing nedir
Expulsing ingilizcede ne demek, Expulsing nerede nasıl kullanılır?
Expulsion : Tart. Atılma. Kovma. Atma. Tart etme. Çıkma. Çıkarılma. Tard etme. Kovulma.
Expulsion from spain : İspanya'dan kovulma. 15. yüzyılda yahudilerin ispanya ve portekiz'den kovulmaları.
Expulsions : Tart etme. Akma. Kovulma. Tart. Çıkarılma. Çıkarma. İhraç etme. Kovma. İhraç edilme. Çıkma.
Expulsive : Ekspulsif. Defedici. Çıkaran. Kovan. İhraç edici.
Expulse : Tardetmek. Çıkarmak. Defetmek. Kovmak. Sürmek. Azletmek.
Expulsed : Terdedilmiş. Azledilmiş. Kovulmuş. Sürülmüş. Defedilmiş. Çıkartılmış.
Expulses : Çıkarmak. Kovmak. Sürmek. Defetmek. Azletmek. Tardetmek.
İngilizce Expulsing Türkçe anlamı, Expulsing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Expulsing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Triumphant : Sevinçli. Galip. Utkulu. Büyük başarı kazanmış. Gururlu. Muzaffer. Zafer kazanmış. Başarılı. Mükemmel. Zaferiyle övünen.
Dismisses : Reddetmek (dava). İşten kovmak. Kovmak. Salıvermek. İşten çıkarmak. Bırakmak. Açığa çıkarmak. Göndermek. Yol vermek. Görevden almak.
Spitting : Tükürme. Şişleme. Yeterli. Tüküren.
Prideful : Gururlu.
Applies : Uygun olmak. İlgili olmak. Müracaat etmek. Uygun düşmek. Kullanmak. Yapıştırmak (bant). Uygulamak. İlgisi olmak. Gitmek (birine).
Projection : Gösterim. Yansıtma. İrtisam. Fırlatma. Planlama. Öznel bir yaşantıyı dış dünyaya bağlama; örneğin bireyin bir nesne, kişi ya da toplumsal kümede tasarladığı nitelikleri, duyguları ya da tutumları gerçekten varmış gibi düşünmesi. Bilinen verilere dayanarak bir ölçüm değerinin gelecekte ya da geçmişteki değerini kestirme yordamı. Atış. Proje. Işıklı bir kaynaktan sahneye, sahne üstüne, bir ekrana ya da perdeye yansıtılan resim ya da yazı.
Averted : Çevirmek. Başka tarafa çevirmek. Engellemek. Olmasını önlemek. Bertaraf etmek. Meydan vermemek. Yön değiştirmek. Gidermek. Önlemek. Menetmek.
Ejection : Ejeksiyon. Çıkarma. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması. Yanardağlardan dışarı atılan lav külçeleri. Dışarı atma. Çıkan şey. Fışkırtma. Püskürme. Kovma. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.
Bedaubing : Sıvamak. Lekelemek. Kirletmek. Bulaştırmak. Bulamak. Karalamak.
Belch : Çıkarma. Duman çıkarmak. Çıkarmak (duman). Fışkırmak. Geğirmek. Geğirti. Püskürmek. Püskürtmek. Fırlatmak. Çıkarmak duman.
Expulsing synonyms : forcing out, deposes, coughing up, displacing, displace, regurgitation, drive away, banished, burgeoned, averts, triumphal, avert, elated, jubilant, dispel, burping, expulses, belching, expectoration, be in progress, vomit, crap out, boot out, deposing, exultant, propulsion, beat off, bud, bedaubs, expels, dismissing, bedaubed, bedaub.
Expulsing zıt anlamlı kelimeler, Expulsing kelime anlamı
Dejected : Keyifsiz. Hüzünlü. Neşesiz. Karamsar. Kederli. Kederlenen. Süngüsü düşük. Mahzun. Üzgün. Morali bozuk.

Bu kısımda Expulsing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Expulsing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Expulsing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Expulsing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.