Spitting türkçesi Spitting nedir

Spitting ile ilgili cümleler

English: Why are you spitting?
Turkish: Neden tükürüyorsun?

English: I live within spitting distance of the subway station.
Turkish: Metro istasyonuna çok yakın yaşıyorum.

English: Spitting is prohibited.
Turkish: Tükürmek yasak

Spitting ingilizcede ne demek, Spitting nerede nasıl kullanılır?

Spitting image : Aynısı. Tam benzeri. Hık demiş burnundan düşmüş. Tıpkısı.

Be the spitting image of someone : Hık demiş burnundan düşmüş olmak.

Spitted : Tükürdü.

Spitter : Tüküren. Topu atan oyuncunun topa kavis vermek için kural dışı bir şekilde topu tükürük ile ovarak yaptığı atış (beyzbol).

Spitters : Tüküren. Topu atan oyuncunun topa kavis vermek için kural dışı bir şekilde topu tükürük ile ovarak yaptığı atış (beyzbol).

Spittles : Salya. Tükürük.

Spit and polish : Düzenli. Tertipli. İyi bir görüntü verme konusunda katı. Temiz. Düzen. Düzenlilik. Temizlik.

Spittlebugs : Şeytantükürükleri. Salya böceği. Özellikle genç sürgünlerden özsu emen ve gelişme çağını tükürüğümsü bir salgı yığını içerisinde geçiren, sıçrayıcı eşkanatlılar familyası. Köpük böceği.

Spittlebug : Salya böceği. Şeytantükürükleri familyasına bağlı böceklere örnek tür; salyalıbit. Köpük böceği. Şeytantükürüğü.

 

Spit ball : Tükürük topu.

İngilizce Spitting Türkçe anlamı, Spitting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spitting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spitters : Topu atan oyuncunun topa kavis vermek için kural dışı bir şekilde topu tükürük ile ovarak yaptığı atış (beyzbol).

Skewering : Şişlemek. Şişe geçirmek.

Amplest : Kafi. İri. Bol bol yetecek kadar. Geniş. Çok. Etraflı. Heybetli. Bol. Büyük.

Effectual : Etkili. Tesirli. Geçerli. İstenen sonucu veren. İstenilen sonucu veren. Müessir. Etkin. Etkileyici.

Bonniest : Hoş. İyi. Güzel. Zarif. Gürbüz. Göze hoş görünen. Sevimli. Sıhhatli. Sağlıklı.

Expectorations : Balgam. Ekspektorasyon.

Tamping : Buraj. Tokmaklama. Ray altı besleme. Çamurla tıkamak. Sıkılama. Bastırıp sıkıştırmak.

Adequate : Münasip. Kafi. Uygun. Ehven. Elverişli. Kifayetli. Yeter.

Commensurate : Uygun. Eşit. Orantılı. Oranlı. Ölçüleri eşit olan.

Broaching : Delmek. Tığ çekme. Broşlama. Rayba sarma. Rayba salma. Boşaltma. İleri sürmek. Açmak.

Spitting synonyms : forcing out, ampler, adequately, expulsion, competent, expectorator, spit, expectoration, ample, exspuition, expectorating, ejection, rodding, bonnier, pricking, capable of, efficacious, spitter, enough, decent, efficient, projection, bonny, poking, expectorators.