Exterminate türkçesi Exterminate nedir

Exterminate ile ilgili cümleler

English: However, there are instances in history where entire peoples were successfully exterminated.
Turkish: Buna rağmen,tarihte tüm insanların başarılı bir şekilde yok edildiğine dair örnekler var.

English: Their job is to exterminate rats and mice.
Turkish: Onların işleri fareler ve sıçanları yok etmektir.

English: There's a huge spider in the room! Quick, exterminate it!
Turkish: Odada kocaman bir örümcek var! Çabuk onu yok et!

Exterminate ingilizcede ne demek, Exterminate nerede nasıl kullanılır?

Exterminate camp : Ölüm kampı.

Exterminated : Yok edilmiş. Kökü kazınmış. Mahvetmek. İmha edilmiş. Bitirilmiş. İmha etmek. Öldürmek. Kökünü kurutmak. Yok etmek.

Exterminates : Kökünü kazımak. Kökünü kurutmak. Mahvetmek. Kırmak. Yok etmek. Toptan yok etmek. İmha etmek. Öldürmek. Yoketmek.

Be exterminated : Yok edilmek.

Exterminating : İmha etmek. Mahvetmek. İmha etme. Yok etmek. Kökünü kazıma. Kökünü kurutmak. Bitirme. Yok etme. Öldürmek.

Exterminators : Yok edici. İmha eden kimse. İmha edici.

Racial extermination : Irk katliamı. Soykırım.

Exterminant : İmha edici şey.

 

Exterminator : İmha eden kimse. İmha edici. Yok edici.

Exterminations : İmha. Yok etme. Ortadan kaldırma.

İngilizce Exterminate Türkçe anlamı, Exterminate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exterminate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outrooting : Ortadan kaldırmak. Tahrip etmek.

Demolished : Yıkık. Yıkmış. Yiyip bitirmek. Yıkılmış. Yıkılan. Yıkmak. Tahrip etmek.

Breach : Yarmak. Uymama. Bozmak. Dalgaların sahile vurup kırılması. İhlal. Bozulma. Bozma (anlaşmayı). Çiğneme. Karşı gelmek. Yarık.

Bump off : (birisini) temizlemek. Gebertmek. Temizlemek.

Break open : Açmak. Zorla açmak.

Barbarize : Barbarlaşmak. Kabalaşmak. Barbarlaştırmak. Bozmak.

Break down : Yıkılmak. Çökmek. Duygularını kontrol edememek. Yıkmak. Bölmek. Kendinden geçmek. Bozmak. Ruhen yıkılmak. Bozulmak.

Bang up : Ağır şekilde zarar vermek. Zarar vermek. Birini kötü dövmek. Berbat etmek. Hasar vermek. Bozmak. Canına okumak. Birini pataklamak. Mükemmel.

Bust : Tartışmak. İflas ettirmek. Bozmak. Parçalamak. Patlatmak. Tutuklamak. Bozulmak. Becerememek. İflas etmek.

Dispose of : Kurtulmak. Belirli bir düzene göre yerleştirmek. Bırakmak. Bertaraf etmek. Zararsız hale getirmek. Kocaya vermek. Devretmek. Tüketmek.

Exterminate synonyms : busted, eradicates, blow away, breake, annihilating, charm away, annihilate, bankrupting, extirpating, breaching, exterminated, uproot, blot out, root up, exterminates, stamp out, aggrieve, deaden, bring to a close, be ruin of somebody, breaks, abolishment, assassinate, extirpated, break the neck, outrooted, destroys, aggrieving, clearing off, stamping out, carry off, barbarizes, beat somebody hollow.

Exterminate ingilizce tanımı, definition of Exterminate

Exterminate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To drive out or away. To expel.