Fastenings türkçesi Fastenings nedir

Fastenings ingilizcede ne demek, Fastenings nerede nasıl kullanılır?

Fastening screw : Tespit vidası. Tesbit vidası.

Fastening : Bağ. Kapı ya da pencere kilidi. Tutturma. Tutulma. Sabitleme. Tespit. Tespit etme. Kapı yada pencere kilidi. Bağlanma. Bağlama (bir şeyi vb).

Unfastening : Gevşemek. Çözmek. Gevşetmek. Çözülmek. Açılmak. Açmak.

Fasten down : Sağlamlaştırmak.

Fasten on : Dikmek (gözü). Tutunmak. Üzerine atmak. Yapışmak. Üstünde durmak. Kapmak. Saplanmak. Kavramak. Kullanmak. -e saplanmak.

Fasten your seat belts : Emniyet kemerinizi takınız. Kemerini bağla (uçakta, otomobilde, vb.).

Fasten the blame on someone : Suçu birine yüklemek. Suçu birinin üstüne atmak.

Fasten with pins : İğneyle bağlamak. İğneyle tutturmak.

Fasten seat belts : Emniyet kemeri takmak. Kemerlerinizi bağlayın.

Fasten your seat belt : Emniyet kemerinizi takınız.

İngilizce Fastenings Türkçe anlamı, Fastenings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fastenings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ammunition clip : Birkaç mermiyi bir arada tutan aparat. Şarjör.

Pinning : İğneleme. Pimle sağlamlama. Pimleme. Tutma. Sabitleme. Takozlama. Kamalama. Yakalama.

Alliance : Kodak birliği. Anlaşma. Akrabalık. Sosyal birlik. Pakt. İttifak. Antlaşma. Bağlaşıklık. Bağlılık.

 

Involvements : Sarma. Gerek. İlgilenim. Karışma. İlişki. Bulaşma. Bağlılık. Dahil olma. Dahiliyet.

Popularity : Furya. Popüler olma. Popülerlik. Rağbette olma. Popülarite. Rağbet. Sevilme.

Attachment : Bilgisayar, hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aksesuar. Bağlılık. Arkadaşlık. Elkoyma. Düşkünlük. Haciz. Sevgi. Parça.

Immersions : Batırılma. Suya daldırma. Batma. Suya batırma. Daldırma. Batırma. İmersiyon. Dalma.

Being linked : Bağlı olma. Ekli olma.

Fixing : Tamir. Tespit. Sabitleme. Teçhizat. Tamir etme. Fiksaj (fotoğrafçılık terim). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dikme. Saptama.

Grounding : Karaya oturma. Uçağın hizmetten alınması. Temel. Bir iletken ile toprak (yerkabuğu) arasında elektriksel bağlantı kurma. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Köklü eğitim. Bilgilenme. Zemin. Topraklama. Temel bilgisi.

Fastenings synonyms : bundle, coilers, kink, pinnings, fastening, dry up, affixture, clinging to, immersion, tying, affixion, linkage, keying, affiliation, connecting, coiler, ligature, combination, eclipse, affigere, bandage, welding, beginnings, bonding, coupling, coupler, binding, finished, bondings, fixation, cricks, attribution, earthing.

Fastenings zıt anlamlı kelimeler, Fastenings kelime anlamı

Unfinished : Bitmemiş. Bitirilmemiş. Tamamlanmamış. İşlenmemiş. Terbiye edilmemiş. Yarım. Yarım kalmış. Kaba. Cilasız. Noksan.