Fatted türkçesi Fatted nedir

Fatted ingilizcede ne demek, Fatted nerede nasıl kullanılır?

Kill the fatted calf : Kurban kesmek. Büyük bir ağırlama töreni düzenlemek. Dönüşünü kutlamak. Güzel biçimde ağırlamak. Kavuşma şerefine ziyafet vermek. İyi biçimde karşılamak.

Defatted : Yağı çıkarılmış. Yağdan arındırılmış.

Superfatted : Çok yağlı (sabun). Çok yağlı.

Fatten : Yaşlanmak. Yağlanmak. Semirtme. Semirmek. Façasını almak. Kilo aldırmak. Hayvanın besi döneminin sonuna doğru yağ biriktirmesine yetecek kadar yoğun bir biçimde beslenmesi, tavlama. Yağlandırmak. Gübrelemek.

Fatten out : Şişmanlatmak.

Fattening range : Besi otlağı.

Fattening ration : Besi sonu rasyonu. Bitirme rasyonu. Et üretimi için beslenen hayvanlara belirli bir devreden itibaren besi sonuna kadar yedirilen ve enerji değeri daha yüksek olan, ette kalıntı ve/veya koku bırakması muhtemel katkı içermeyen karma yemler, besi sonu rasyonu.

Fattened calf : Kasaplık olarak iyi beslenerek hazırlanmış buzağı.

Fattened : Semirtilmiş. Hayvanın beslenmesiyle kas ve yağ dokusunun artırılarak besili, semiz olması. Şişmanlatılmış. Besili. Semirme.

Fattening : Besicilik. Besi. Kalınlaşma. Yağlandırma. Yağlama. Katılaşma. Hayvanların, hareketlerini sınırlayan çit veya kapalı alan içerisinde tutularak enerjice zengin rasyonlarla beslenmesiyle kesim ağırlığına ulaşmasını sağlayan, et verimi ve kalitesini artırmaya yönelik besleme yöntemi.

 

İngilizce Fatted Türkçe anlamı, Fatted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fatted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dada : 20'nci yüzyıl başlarının soyut sanatı ve edebiyatı akımı. Uganda'nın eski askeri diktatörü. Idi amin dada (1928-2003). Süpürgelik. Baba.

Fatties : Dombili. Yağdan oluşan. Şişko. Şişman. Yağlı yiyecek. Yağ tulumu. Dobişko. Semiz. Dobiş.

Fating : Şişman. Semirtmek. Şişko. Yağ. Tombul. Şişmanlatmak. Besiye çekmek. İçyağı.

Greasiest : Yapışkan. Ele avuca sığmaz. Yıkanmamış. Yağcı. Kaygan. Civa gibi. Kaypak. Gresli.

Daddy : Babacığım. Baba.

Greasy : Gresli. Kaygan. Yapışkan. Yıkanmamış. Ele avuca sığmaz. Civa gibi. (birine yapılan) yanlış veya yamuk. Kaypak.

Oiliest : Aşırı yapmacık. Kaygan. Çok yağlı. Aşırı nazik. Yağla ilgili. Fazlasıyla yapmacık. Yaltakçı. Yağcı.

Fattiest : Yağ tulumu. Şişman. Dombili. Semiz. Şişko. Tombul. Yağlı yiyecek. Yağdan oluşan. Dobiş.

Oil bearing : Yağ veren.

Adipose : Yağla ilgili. Adifos. Etin yağlı tarafı. Yağ. Şişman. Adipoz. Yağsı. Yağlı (vücut). İç yağı.

Fatted synonyms : pappa, papa, sebaceous, quintets, quintuplet, pa, fatty, cinque, greasier, greased, begetter, old man, dad, cinques, quintet, unguinous, go to, pater, quinary, lubricated, parent, pop, fattest, worship, quintette, fattier, be, the five, oiled, oleaginous, fat, pentad, dauby.

Fatted zıt anlamlı kelimeler, Fatted kelime anlamı

Miss : Kavramamak. Özlem duymak. Matmazel. Bayan (evlenmemiş). Iska. Özlemek. Hanım. Anlamamak. Kaçırmak. Kız.

Female parent : Kadın ebeveyn. Anne.

Mother : Kaynak. Anne. Annelik yapmak. Annelik etmek. Analık yapmak. Zemin. Anne gibi davranmak. Analık. Doğurmak. Hkr.annelik taslamak.

Fatted antonyms : child.