Feast day türkçesi Feast day nedir

Feast day ingilizcede ne demek, Feast day nerede nasıl kullanılır?

Feast : Doya doya yapmak. Bayram yapmak. Bayram. Ziyafet vermek. Yiyip içmek. Ziyafet çekmek. Ziyafet. Şölen. Tadını çıkarmak. Çok yemek yemek.

Day : Zaman. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük. Çağ. Dönem. Devir. Gündüz. Gün. Gündüzlü (öğrenci). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Feast for the eyes : Göz ziyafeti.

Feast of lights : Yahudi hanukkah bayramı. Işık bayramı.

Feast of tabernacles : Çardaklar bayramı. Çadırlar bayramı. Mısır'dan çıkışı anmak için kutlanan yedi gün süren ve o süre boyunca insanların küçük çadırlarda yaşadıkları yahudi hasat bayramı. Sukkot.

Feast of the assumption : Hazreti meryem'in göğe yükselmesi yortusu.

İngilizce Feast day Türkçe anlamı, Feast day eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feast day ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fetes : Ziyafet vermek. Eğlence. Kutlamak. Piknik. Ağırlamak. Ziyafet. Çit. Yortu. Şenlik.

Festal : Bayram ile ilgili. Şen. Neşeli. Eğlenceli. Yortuya ait. Sevinçli. Bayrama ait.

 

Red letter day : Mühim gün. Mutlu gün. Önemli gün. Unutulmaz gün.

Gala : Şenlik. Gala. Özellikle pahalı filmlerin ön oynatımında uygulanan bir gösterim yöntemi; önceden yer ayırtmak yoluyla yüksek girimlik ödeyen izleyicilerin yanı sıra, seçkin çağrılılara, gösterilen filmde görev alan sanatçılara da yer verilen gösterim. Kutlama. Süt. Şenlik ile ilgili. Daha çok opera için kullanılan resmi giysi ile gidilmesi zorunlu gösteri gecesi. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Holiday : Dinlence. Dinlenmek için çalışmadan geçirilen süre. İzin. Tatil yapmak. Dini bayram. Tatile çıkmak. Yortu. Tatil.

Bairam : Müslümanlığın iki bayramından biri (ramazan sonunda kutlanan lesser (ramazan) bayramı ve ramazan'dan 70 gün sonra islami yılın sonunda kutlanan greater (kurban) bayramı. Bir soyadı.

Festival : Yortu. Şenlik. Düğün dernek. Eğlence. Çeşitli oyunların ve sanat ürünlerinin halk önünde belli bir düzen ve sıra içinde topluca değerlendirilmesi ve sonunda ödül verilmesi ile ortaya çıkan gösteriler kümesi. bazı şenlikler ödülsüzdür. Bir toplumun kendini her tür kötü dış ve iç etkenlerden korumak, bol ürün elde etmek, barış ve güvence içinde yaşamak amacıyla bir mevsimden ötekine, bir yaşam çağından sonrakine ve toplumsal bir yaşantıdan başka bir yaşantıya geçme ya da tarihsel, dinsel, söylensel olay, kişi, varlık ve yüce varlıkları anma sırasında topluca yemek yiyerek, oynayarak, bağırarak, iş görerek yaptığı geleneksel eğlenim türü. krş. büyü, din, söylen. Çoğunlukla yaz aylarında oynatılan sanat bakımından örnek oyunlar. bu şenlikler tiyatro tarihi yönünden önemli yerlerde (epidauros) ya da önemli sanatçıların doğum yerlerinde (mozart-salzburg) ya da çeşitli tiyatro kültürü olan ulusları karşılaştıracak başkentlerde (theatre des nations-paris) düzenlenir. Tiyatro şenliği.

 

Feting : Eğlence. Ağırlamak. Kutlamak. Çit. Yortu. Piknik. Ziyafet vermek. Şenlik. Ziyafet.

Feast : Ziyafet. Doya doya yapmak. Eğlendirmek. Haz almak. Yiyip içmek. Bayram yapmak. Tadını çıkarmak. Zevk almak. Ziyafette yiyip içmek.

Festivals : Festival. Festivaller. Yortu. Şenlik.

Feast day synonyms : epulation, festivity, holidaying, holidayed, fiestas, fiesta, feasted, fete, feted.