Feasting türkçesi Feasting nedir

  • Sevindirme.
  • Ziyafete katılma.
  • Büyük miktarda yemek yeme.

Feasting ingilizcede ne demek, Feasting nerede nasıl kullanılır?

Feast day : Bayram. Bayram günü.

Feast for the eyes : Göz ziyafeti.

Feast of lights : Yahudi hanukkah bayramı. Işık bayramı.

Feast of tabernacles : Sukkot. Mısır'dan çıkışı anmak için kutlanan yedi gün süren ve o süre boyunca insanların küçük çadırlarda yaşadıkları yahudi hasat bayramı. Çadırlar bayramı. Çardaklar bayramı.

Feast of the assumption : Hazreti meryem'in göğe yükselmesi yortusu.

Feast of the sacrifice : Müslüman bayramı. Kurban bayramı.

A feast for the eyes : Seyretmesi haz veren şey. Güzel manzara (gözler için bayram olan şey). Gözler için ziyafet. Hassas gözler için manzara.

Give a feast : Ziyafet vermek.

Circumcision feast : Sünnet düğünü. Sünnet.

Skeleton at the feast : Mutlu olaylar içerisindeki üzücü olay. Bir sürü mutlu olayın ortasında üzücü olay.

İngilizce Feasting Türkçe anlamı, Feasting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feasting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rejoicings : Büyük sevinç. Bayram. Bayram sevinci. Eğlence. Şenlik. Neşe. Sevinç. Sevinme.

Feeding : Bakma. Geçindirme. Verme. Doyurma. Besleme. Beslenen. Rehber. Tağdiye.

 

Banqueting : Ziyafete katılmak. Ziyafet vermek. Yemek daveti verme. Yemek vermek. Yemeğe katılma. Ziyafet verme. Yemeğe katılmak.

Eating : Yiyim. Yemelik. Yeme. Yenilmeye uygun. Yemek. Yıpratıcı.

Gratifying : Memnuniyet verici. Tatmin. Taltif. Sevindirici. Tatminkar. İyi.

Rejoicing : Sevinç. Şenlik. Eğlence. Bayram. Büyük sevinç. Bayram sevinci. Neşe. Sevinme. Haz. Keyif.