Federating türkçesi Federating nedir

Federating ingilizcede ne demek, Federating nerede nasıl kullanılır?

Confederating : Konfederasyona bağlı kimse. İttifak ettirmek. Hempa. Suç ortağı. Bağlaşmak. Suçortağı. İttifak olmak. Birleştirmek. Birleşmek. İttifak etmek.

Federation : Futbol, iktisat alanlarında kullanılır. Türlü spor kurumlarının kendi aralarında oluşturdukları ve bağlı bulundukları topluluk. Federasyon. Bir çok kurumdan oluşan birlik. Savunma ve dış politika alanında dayanışma amacıyla birden fazla devletin bir birlik devleti içinde birleşmesi. aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği. İttifak. Birlik. Federe devlet.

Federation aeronautique internationale : Faı. Uluslararası havacılık federasyonu. 1905'te kurulan dünya hava sporları federasyonu.

Federation of international football associations : Uluslararası futbol federasyonlarının ana organizasyonu. Luslararası futbol federasyonları birliği.

Federation of russian states : Rusya federasyonu. Rusya.

Canadian wildlife federation : Kanada vahşi yaşam federasyonu. Cwf. Kanada'daki vahşi yaşamı korumak için çalışan kar amacı gütmeyen bir kuruluş.

 

American federation of teachers : Eğitim sağlık ve kamu hizmeti alanlarındaki çalışanların sendikası (1916'da kurulmuştur). Amerikalı öğretmenler federasyonu. Amerikan öğretmenler federasyonu. Aft.

International amateur athletic federation : Uluslararası özengen atletizm birliği. Atletizme ilişkin birliklerin üyelerinden kurulu, dünya özengen atletizmini yöneten birlik.

Federative : Federe. Federal. Federatif.

Federations : İttifak. Federasyon. Federe devlet.

İngilizce Federating Türkçe anlamı, Federating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Federating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assemble : Çevirmek (bilgisayar). Monte etmek. Düzenlemek. Parçaları birleştirmek. Çevirmek (program). Toplanmak. Toplamak. Montaj yapmak. Bir araya koymak.

Composite : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeşitli. Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu. Birçok parçalardan oluşan. Bileşik. Karışık. Bileşikgillerden bitki. Karma. Terkip. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü.

Compound : Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birkaç elementden yapılmış madde. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bileşik.

 

Affiliating : Katılmak. Evlat edinmek. Kabul etmek. Yakınlaşmak. Üye olmak. Tanımak. Katmak. Üyeliğe kabul etmek. Bağlamak.

Mitigative : Yatıştırıcı.

Ally : Dost. Ticaret serbestliği. Katılmak. Arkadaş. Müttefik ülke. Katmak.

Assembles : Çevirmek. Parçaları birleştirmek. Çevirmek (bilgisayar). Bir araya koymak. Toplantı yapmak. Monte etmek. Toplaşmak. Toplamak. Montaj yapmak.

Agglutinates : Tutkallamak. Yapışan. Yapışkan. Bitiştirmek. Bileştirmek. Bitişken. Yapıştırmak. Bitişimli.

Affiliates : Katılmak. Yakınlaşmak. Bağlamak. Kabul etmek. Evlat edinmek. Üyeliğe kabul etmek. İştirakler. Tanımak. Üye olmak.

Assoc : Birleşmiş. İlgili. Bağlantılı.

Federating synonyms : creek confederacy, alleviatory, agree, am, bander, coalesced, amalgamated, federative, analgesic, federal, accouple, unanimous, nation, analgetic, affiliate, federates, anodyne, ally to, amalgamates, weakening, aggregate, at one, tempering, allied, collaborative, accrete, aggregates, associated, federated, accreted, aggregated, alleviative, combined.

Federating zıt anlamlı kelimeler, Federating kelime anlamı

Intensifying : Kuvvetlendirmek. Şiddetlenmek. Yoğunlaşmak. Koyulaştırma. Pekiştirmek. Koyulaştırmak. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şiddetlendirmek. Yoğunlaştırmak.

Irreverent : Riayetsiz. Hürmetsiz. Saygısız.