Feel the draught türkçesi Feel the draught nedir

  • Para sıkıntısı çekmek.
  • Başı dara düşmek.
  • Parasızlıktan güç günler geçirmek.
  • Dara düşmek.
  • Başı darda kalmak.

Feel the draught ingilizcede ne demek, Feel the draught nerede nasıl kullanılır?

Feel : Dokunma hissi. Temas. Hissetmek. Görünmek. Gibi gelmek. Sezgi. Yoklamak. Acımak. Sezinlemek. Hissetme.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Draught : Plan çizmek. Foroz. Bir fırt. Cereyan yapmak. Tasarlamak. Tasarı hazırlamak. Müsvedde. Hava akımı. Dama taşı. Askere almak.

Feel the cold : Soğuk hava dolayısıyla acı çekmek. Soğuğun farkında olmak. Soğuğu içinde hissetmek. Üşümek.

Feel the lack of : Eksikliğini hissetmek.

Feel the tremor : Bir depremin sarsıntılarını hissetmek veya buna dikkat etmek.

Feel the need of : İhtiyaç hissetmek. İhtiyacını hissetmek. İhtiyacını duymak.

Feel the pulse : Bilek veya boyundaki atardamarlara parmağını bastırmak suretiyle kalp atışını kontrol etmek. Kalp atışını hissetmek. Ağız aramak.

Feel the pinch : Darda olmak. Parasızlıktan güç günler geçirmek. Parasızlık çekmek. Meteliğe kurşun atmak. Dara düşmek. Darda kalmak.

 

İngilizce Feel the draught Türkçe anlamı, Feel the draught eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feel the draught ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get into trouble : Azar işitmek. Derde girmek. Başı derde girmek. Tehlikeye düşmek. Zılgıtı yemek. Derde sokmak. Başı belaya girmek. Belaya uğramak. Başını derde sokmak.

Get into a jam : Kendini zor durumda bulmak. Parasız kalmak. Başı belada olmak. Dar boğaza girmek. Zor duruma düşmek. Darda olmak. (parasal) sıkıntıya düşmek.

Feel the pinch : Darda olmak. Meteliğe kurşun atmak. Darda kalmak. Parasızlık çekmek.

Embarrasses : Sıkıntıya sokmak. Utandırmak. Şaşırtmak. Rahatsız etmek. Engellemek. Sıkıntı vermek. Mahcup etmek. Bozum etmek. Para sıkıntısına düşürmek.

Fall on evil days : Sıkıntıya düşmek. Zor günler geçirmek. Düşmek. Şanssızlığa uğramak.

Be hard up : Çok sıkışmak. Darda kalmak. Sıkıntıya düşmek. Eli darda olmak. Akla karayı seçmek. Çok sıkıntı çekmek.

Be in a bind : Darda olmak. Başı belada olmak. Zorda olmak. Parasız kalmak. Sıkışık durumda olmak. Başı dertte olmak. Sıkıntıda olmak.

Get in a jam : Zor duruma düşmek. Dar boğaza girmek. Darda olmak.

Embarrass : Sıkıntı vermek. Engellemek. Rahatsız etmek. Para sıkıntısına düşürmek. Şaşırtmak. Sıkmak. Utandırmak. Bozum etmek. Mahcup etmek.

Feel the draught synonyms : be hard up for money, be in the soup, strike a bad patch.