Feeze türkçesi Feeze nedir

Feeze ingilizcede ne demek, Feeze nerede nasıl kullanılır?

Fee a waiter : Garsona bahşiş vermek.

Fee damages : Hasar karşılığı ödenen tazminat. Maddi hasar tazminatı.

Fee farm : Kiralık çiftlik.

Fee faw fum : Eğlence amacıyla çocukları korkutmak için söylenen ünlem veya nida. Devlere ve canavarlara ait absürt ve anlamsız ünlem veya bağırış.

Fee television : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Paralı televizyon. Tecimsei televizyonun kapalı yayınına dayanan, ancak abonelerin izleyebileceği izlenceleri evlerdeki almaçlara eşeksenli kablolarla dağıtan televizyon dizgesi.

Appraisal fee : Değerleme ücreti. Ekspertiz vergini. Değerlenme ücreti. Takdir ücreti.

Advisory fee : Verilen bir tavsiye için ödenen ücret. Danışmanlık ücreti.

Fee tv : Kullanıcıların ücret karşılığı mevcut olan programları seçerek programları izleyebilmelerini sağlayan hizmet (argo terim). İzlediğin kadar öde kablolu televizyon.

Account management fee : Mali hesapları yönetmesi için birine ödenen para. Hesap yönetimi ücreti.

Admission fee : Duhuliye. Giriş ücreti. Giriş vergini.

İngilizce Feeze Türkçe anlamı, Feeze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feeze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Beetled : Sarkmak. Kınkanatlı böcek. Tokmak. Çakmak. Tokmaklamak. Çomak. Çıkıntı yapmak. Kakmak. Dışa doğru çıkıntılandırılmış.

Glaciate : Buz veya buzulla kaplamak. Buzullaşmak. Dondurmak. Buzul hareketinden etkilenmiş olmak. Buzla kaplamak.

Beat out : Çekiçlemek. Çalmak (tamtam vb.). Vura vura söndürmek. Ritim tutmak.

Batters : Sert darbelerle vurmak. Bombalamak. Güm güm vurmak. Hor kullanmak. Meyilli olmak (duvar). Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Bam güm vurmak. Vuruş yapan oyuncu.

Settle on : Azmetmek. Uzlaşmak. Uzlaşmaya varmak. Karar vermek.

Birches : Değnekle vurmak. Sopalamak. Falaka sopası. Sopayla dövmek. Betula. Huş ağacı. Dökmek. Huş. Kamçılamak.

Harrow : Yüreğini parçalamak. Tapan. Tırmık çekmek. Sürgü geçirmek. Tırmıklamak. Üzmek. Taraklamak. Tırmık. Sürgü.

Birched : Dökmek. Değnekle vurmak. Kamçılamak. Sopalamak. Huş. Huş ağacı. Falaka sopası. Betula. Sopayla dövmek.

Bunging : Savurmak. Fırlatmak. Ağzını tıpa ile kapamak. Tıkamak. Tapalamak. Tıpalamak. Tıpa. Tapa.

Beats : Yuvasından çıkarmak (av). Volta vurmak. Yenmek. Alt etmek (argo terim). Atmak (kalp). Geçmek. Girişim.

Feeze synonyms : freeze down, solidify, bastinadoes, affronting, disdain, bruising, bastes, clapped, despise, bastinado, chastising, be reflected, do in, stop dead, flap, affronts, degrades, abase, attack, clobbers, belittle, bash up, boff, biffs, harrowed, disdaining, buffet about, despises, bung, fixate, biffed, beat up, beetle.

Feeze zıt anlamlı kelimeler, Feeze kelime anlamı

Boil : Kaynamak. Köpürmek. Fokurdamak. Kaynatmak. Kaynama çekidi. Haşlamak. Pişirmek. Fokurdatmak. Çıban. Galeyana gelmek.

 

Move : Duygulandırmak. Hamle. Kımıldatmak. Kıpırdamak. Taşınmak. Teklif etmek. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Hareket. Hareket etmek.

Feeze ingilizce tanımı, definition of Feeze

Feeze kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fretful excitement. [Obs.] [Bakınız: Feaze]. To turn, as a screw.