Glaciate türkçesi Glaciate nedir

  • Buz veya buzulla kaplamak.
  • Dondurmak.
  • Buzullaşmak.
  • Buzla kaplamak.
  • Buzul hareketinden etkilenmiş olmak.

Glaciate ingilizcede ne demek, Glaciate nerede nasıl kullanılır?

Glaciated knobs : Hörgüçkaya. Buzulların geçmesi sırasında, sivri yerleri törpülenerek yassılaşmış ve küt bir biçim kazanmış yerli kayalar.

Glaciates : Buzullaşmak. Buz veya buzulla kaplamak. Buzla kaplamak. Dondurmak. Buzul hareketinden etkilenmiş olmak.

Glaciating : Buz veya buzulla kaplamak. Buzul hareketinden etkilenmiş olmak. Dondurmak. Buzla kaplamak.

Glaciation : Buzulla kaplanma. Buzlanma. Buzul aşındırması. Buzullaşma. Buzulların ya da buz örtülerinin oluşu. Buzullarla kaplanma süreci.

Glaciations : Buzul aşındırması. Buzullaşma. Buzlanma. Buzulla kaplanma.

Glacial acetic acid : Glasiyal asetik asit. Arı asetik asit. Donar asetik asit. Buzlu asetik asit. Arı sirke asidi. Saf asetik asit. Asetik sirke asidi.

Glacial drift : Buzul birikintisi. Buzulların taşıdığı taş ve toprak.

Glacial man : Buzul çağı insanı.

Glacial boulder : Kopmuş kaya.

Glacial deposit : Buzul çökeli. Buzul çökeltisi. Buzuldan geriye kalan kaya parçaları ve tortu çökeltisi.

İngilizce Glaciate Türkçe anlamı, Glaciate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glaciate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Freezing : Donma. Soğuk. Bir özdeğin sıcaklık düşmesiyle sıvı durumdan katı duruma dönüşümü. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıcaklığı düşürerek bir sıvının katı duruma değişimini sağlamak. Donduran. Bir sıvının ya da çözeltinin, sıcaklığının azaltılması sonucu katılaşması;erimenin tersi. Dondurma. Çok soğuk.

Ice : Donmak. Pırlanta. Buz. Dondurma. Şekerle kaplamak. Pasta kaplama şekerlemesi. Değerli taş. Buza koymak. Buzda soğutmak.

Froze : Kırmak (cesaret). Çivi kesmek. Çok üşümek. Buz kesilmek. Donakalmak. Buz tutmak. Kıkırdamak. Dondurucu olmak. Don tutmak.

Congealed : Pıhtılaşmış. Pıhtılaşmak. Pıhtılaştırmak. Katılaşmak. Donmak. Dondurulmuş.

Congeal : Bir katıyı dondurmak. Bir sıvıyı dondurmak. Dondurmak (bir katıyı). Buz kesilmek. Pıhtılaştırmak. Katılaştırmak. Pıhtılaşmak. Donmak. Katılaşmak.

Frost : Buzlamak. Ayaz. Dağıtıcı süzgeç. Şekerleme ile kaplamak. Buzlanmak. Soğuk davranmak. (cam) buzlandırmak. Kırağı çalmak. Don.

Cover : Örtü. Bastırmak. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Kılıf. Korumak. Ödemeye yetmek (bir masrafı). Kaplamak. Almak. Örtmek. Kapak.

Deep freeze : Dipfriz. Buzluk. Derin dondurucu. Dondurup saklamak.

Freeze : Topu elinde bulunduran takımın, zaman kazanmak için yaptığı oyalayıcı hareketler. Buz kesilmek. Isı kaybederek sıvı halden katı hale geçme. Donmak. Don tutmak. Kıkırdamak. Don. Çivi kesmek. Donma.

Glaciate synonyms : glaciates, congealing, frosts, spread over, congeals, glaciating, ices, nip.

 

Glaciate zıt anlamlı kelimeler, Glaciate kelime anlamı

Boil : Haşlanmak. Kaynama. Fokurdamak. Köpürmek. Fokurdatmak. Kaynatma. Çıban. Galeyana gelmek. Haşlamak. Kısaltmak.

Glaciate ingilizce tanımı, definition of Glaciate

Glaciate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To convert into, or cover with, ice. To turn to ice.