Feigning türkçesi Feigning nedir

  • Yalandan yapma.
  • Başka türlü gösterme.
  • Sahte veya yanıltıcı bir tarzda hareket etme.
  • Başkasıymış gibi davranma.
  • Numara yapma.

Feigning ile ilgili cümleler

English: How do you know that the patient is not feigning illness?
Turkish: Hastanın hasta numarası yapmadığını nasıl biliyorsunuz?

Feigning ingilizcede ne demek, Feigning nerede nasıl kullanılır?

Feigningly : Numaradan bir şekilde. Samimi olmayan bir şekilde. Samimiyetsizce.

Feign an excuse : Bahane uydurmak.

Feign death : Ölü taklidi yapmak. Ölü numarası yapmak.

Feign ignorance : Rengini belli etmemek. Salağa yatmak. Bilmezden gelmek.

Feign madness : Deli numarası yapmak. Deliliğe vurmak.

Feignedly : Hile ile. Yapmacıklı. Sahte olarak.

Feigner : Numaracı. Yanlış bir izlenim veren kimse. Yanıltıcı izlenimler yaratan kimse. Taklitçi. Kopyacı.

Feigners : Yanlış bir izlenim veren kimse. Kopyacı. Yanıltıcı izlenimler yaratan kimse. Taklitçi. Numaracı.

Unfeigned : Samimi. İçten. Gerçek. Yapmacıksız. Hakiki. Yapma olmayan.

Feign sickness : Hasta gibi davranmak. Hasta numarası yapmak.

İngilizce Feigning Türkçe anlamı, Feigning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feigning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissimulation : Duygularını gizleme. Hastalığını gizleme. Örtbas etme. Gizleme. Duygularını saklama. İkiyüzlülük. Gerçeği gizleme. Rol yapma. Saklama. Dissimülasyon.

 

Misrepresentation : Yalan beyan.

Pretense : İddia. Numara. Yalan. Rolüne girme. Bahane. Oyun. Hile.

Pretend : Yalandan yapmak. Yapar gibi görünmek. -miş gibi davranmak. (yalandan) -miş gibi yapmak. Numara yapmak. Bahane etmek. Gelmek. Gibi yapmak. İddiada bulunmak. Olmak.

Make believe : Olarak düşünmek. Olarak hayal etmek. Rolü yapmak. Kendine ... süsü vermek. Gibi davranmak. İnandırmak.

Pretence : Numara. İddia. Hile. Rolüne girme. Yalan. Oyun. Rol. Bahane.

Affectation : Numara. Gösteriş. Sahte tavır. Yapmacıklık. Yapmacık tavır. Taklit. Naz. Eda. Yapmacık davranış.

Pretending : Bahane etmek. Numarası yapmak. Yapar gibi görünme. Yalandan yapmak. Numara yapmak. Yapar gibi görünmek. Gösterişçi. Hak iddia etmek.

Stalking horse : Göstermelik aday. Bahane. Avcının arkasına saklandığı at. Maske. Paravan. Siper arkasında gizlenme.

Bluff : Kandırmaca yapmak. Uçurum. Kurusıkı atmak. Blöf. Kurusıkı. Blöfle elde etmek. Kayalık. Blöf yapmak. Kandırmaca.

Feigning synonyms : appearance, ploying, deceit, faking, deception, simulations, masquerade, simulation, dissembling, pose, lip service, affectedness, show, impersonating, hypocrisy, humbuggery, ploy, mannerism, pretext.

Feigning ingilizce tanımı, definition of Feigning

Feigning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not genuine. Insincere. False. That feigns.