Pretense türkçesi Pretense nedir

Pretense ingilizcede ne demek, Pretense nerede nasıl kullanılır?

Make no pretense to : İddiası olmamak.

Make pretense of doing : Yapıyormuş gibi görünmek. Yapar gibi görünmek.

Under the pretense of : -ın maskesi altında. -ın hilesi altında. Bahanesiyle. -ın numarası altında.

False pretense : Yalan. Sahte iddia. Asılsız iddaa. Hilekarlık ve sahtecilik vasıtasıyla para veya mal elde etme (hukuk terimi). Yüksekten atma. Aldatma. Sahte beyan.

Hollow pretense : Samimiyetsizlik.

Pretension : Hak iddia etme. Gösteriş. Öngerilme uygulamak. İddia. Yüksekten atma. Hak iddiası. Öngermek. Kurum. İstek. Sav.

False pretenses : Sahtekarlık. Sahte iddia. Yapmacık. Hile. Yalan beyan.

Pretend to : Süsü vermek. İddiasında olmak. Taslamak. İddia etmek.

Pretence : Oyun. Yalan. Numara. Rol. Bahane. Hile. Yalandan yapma. Rolüne girme. İddia.

Pretended : Zahiri. Yalandan. Sahte. Numaradan. Yapmacık. Varsayılan.

İngilizce Pretense Türkçe anlamı, Pretense eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pretense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Averment : Delil gösterme. Kanıt. Delil. Kanıt gösterme.

Affectations : Gösteriş. Naz. Yapmacık davranış. Yapmacıklık. Sahte tavır. Eda. Taklit. Yapmacık tavır.

 

Excuse : Geçirmek. Mazur görmek. İzin vermek. Affetmek. Özür. Göz yummak. Haklı çıkarmak. Hoşgörmek. Bağışlamak. Kusuruna bakmamak.

Mark : Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. İmlemek. Hedef. İm. Damgalamak. Göstermek. Belirtmek. Nişan. Marke etmek. Lekelemek.

Fabrications : İmal etme. Uydurma. Bir araya getirme. Sahtesini yapma. Üretme.

Show : İzleyicileri eğlendirmek amacını güden, hafif müzik, dans, kısa oyun, yarışma gibi çeşitli gösterilerden oluşan izlence. Meydana çıkarmak. Belli olmak. Açıklamak delalet etmek. Revü. Belirtmek. Sergilemek. Görünç. Açıklamak. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması.

Delusion : Hulya. Yanlış inanç. Aldatma. Vesvese. Hayal. Düş. Hayali. Kandırma. Delilik.

Skulduggery : Dalavere. Aldanma. Komplo. Ayartma. Hilekarlık. Utanç. Aldatma. Üçkağıtçılık.

Actings : Oynama. Oyunculuk. Aktörlük. Yapan. Davranan. Hareket eden. Vekil. Rol yapma. Temsil.

Color : Boyamak. Saptırmak. Üçlü benek. Kızarmak. Abartmak. Halkbilimin en önemli konularından biri olan, insanlık çapında geniş bir uygulama alanı bulan, her toplumun kendi anlayış, yaşantı, gelenek ve göreneklerine göre doğa, doğaüstü ve kültürel olayları simgeleştirmekte kullanılan doğal oluşum, bk. halkbilim, gelenek, görenek, doğa, simge. Renk. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum.

 

Pretense synonyms : dalliances, artifice, artifices, pose, flimflam, canards, fable, fairy, capriccios, false pretense, bet, feigning, pretend, baloney, blind, contention, capriccio, affectation, pretence, appearance, pretext, artificials, no, colour, asseverations, betting, bilk, device, skullduggery, adulteration, contentions, bilked, make believe.

Pretense ingilizce tanımı, definition of Pretense

Pretense kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Assumption. The claim laid. Pretension. The act of laying claim.