Fellow türkçesi Fellow nedir

  • Emsal.
  • Adam.
  • Benzer.
  • Herif.
  • Üye (bilim kurumunda).
  • Ortak.
  • Dost.
  • Aynı tür.
  • Yakın arkadaş.
  • Arkadaş.
  • Hemcins.
  • Akademi üyesi.
  • Aynı dereceden kimse.
  • Bir bilim kurumunun üyesi.
  • .
  • Ahbap.

Fellow ile ilgili cümleler

English: He's quite a nice fellow but I don't like him.
Turkish: O gerçekten hoş bir arkadaş fakat ondan hoşlanmıyorum.

English: He is not such a nasty fellow as you think.
Turkish: O, düşündüğün gibi iğrenç adam değil.

English: He was a good fellow at heart.
Turkish: Kallben iyi bir arkadaştır.

English: I absolutely will not speak to that fellow again!
Turkish: Bir daha bu adamla kesinlikle konuşmayacağım!

English: He is always isolated from his fellow workers.
Turkish: O her zaman iş arkadaşlarından izole edilmiştir.

Fellow ingilizcede ne demek, Fellow nerede nasıl kullanılır?

Fellow being : Hemcins.

Fellow citizen : Hemşeri. Vatandaş. Yurttaş.

Fellow countryman : Hemşeri. Hemşehri. Aynı ülkeden olan. Vatandaş. Yurttaş.

Fellow countrymen : Vatandaş. Hemşehri. Yurttaş.

Fellow countrywoman : Memleketli. Vatandaş. Hemşehri.

Fellow student : Okul arkadaşı.

Fellow man : Hemcins. Adam. Ahbap.

Fellow feeling : Aynı duyguları paylaşma. Halden anlama. Ortak his. Başkasının halinden anlama. Ortak duygu.

Fellow inmate : Mahkum arkadaş. Aynı zamanda bir mahkum olan kimse.

 

Fellow school : Bir okulun, toplumsal ve kültürel bakımdan yardımı gereksediğinden ötürü seçtiği ve türlü konularda özdeksel ve tinsel yardımda bulunduğu okul. Kardeş okul.

İngilizce Fellow Türkçe anlamı, Fellow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fellow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bastard : İt. Hıyar. Yasa dışı. Piç. Sahte. Alçak. Puşt. Adi herif.

Comate : Püsküllü. Saçlı.

Analogues : Benzer şey. Analog.

Date : Zaman. İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi. Çıkmak (argo terim). Flört etmek. İle flört etmek. Eskiden kalmak. Tarih. Eskimek. Randevu. (biriyle) çıkmak.

Bosom friend : Canciğer dost. Can yoldaşı. Can dostu. Samimi dost. Can ciğer dost. Çok yakın arkadaş. Canciğer kuzu sarması. Kanki. Can ciğer.

Company : Şirketi. Arkadaşlık. Eşlik. Bölük. Grup. Arkadaş çevresi. Firma. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Tayfa.

Associated : İlgili. Ortak olan. Birleşik. İlişkili. Birleşmiş. Bağlantılı.

Close friend : Sıkı dost. Canciğer dost. Sıkı arkadaş.

Hail fellow well met : Sıcakkanlı kimse. Dost canlısı kimse. Samimi dost. Herkesle çabuk ahbap olan kimse. Samimi kimse. Sıcakkanlı tip.

 

Academician : Terbiyeci. Akademisyen. Eğitimci. Akademici. Üniversite öğretim görevlisi.

Fellow synonyms : tovarisch, male person, tovarich, analogic, same kind, beaning, feller, bedmates, compadre, compeer, communal, peer, precedent, counterpart, amigos, coequal, brer, crony, comrades, cookie, bods, cocker, bean, corresponding, escort, bimbo, academicians, lad, bedfellows, intimate friend, fella, collectives, familiar.

Fellow zıt anlamlı kelimeler, Fellow kelime anlamı

Female : Dişi. Kadınlara ait. Dişil. Dişi gamet veya yumurta meydana getiren birey veya yavru doğuran organizma. Kadın. Sadece dişi gamet ya da yumurta meydana getiren birey ya da yavru doğuran organizma. Kız. İçi oyuk öğe. Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Dişilere ilişkin.

Nonmember : Üye olmayan kimse. Üye olmayan kişi.

Fellow ingilizce tanımı, definition of Fellow

Fellow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A comrade. A partner. To match. An associate. To suit with. To pair with. A companion. A sharer.