Fells türkçesi Fells nedir

Fells ile ilgili cümleler

English: The woodcutter fells a tree with an ax.
Turkish: Oduncu bir baltayla bir ağacı deviriyor.

Fells ingilizcede ne demek, Fells nerede nasıl kullanılır?

Fell a tree : Ağaç kesmek. Ağaç devirmek.

Fell asleep : Uyuyakalmış. İçi geçmiş.

Fell at his feet : Ona yalvaran. Entreated him. Ona rica eden. Kendisini ona küçük düşüren.

Fell away : Eğimli olmak. İnmek. Azalmak. Eksilmek.

Fell back : Gerilemek. Geri çekilmek. Geri çekilme. Geride kalma. Saatleri geri almak.

Fell dizzy : Gözü kararmak. Başı dönmek.

Fell down : Yıkılan. Devrilen. Çökmüş. Düşmüş.

Fell behind in his studies : Derecesinin gerisine düşen. Okulda başarısız olan.

Fell down on the job : Kötü bir iş yapan. İşini ciddi yapmayan.

Fell from grace : Düzelmişken gene eski kötü tavrına dönmek. Popüleritesini kaybetmek. Önceden işlediği suçu tekrar işlemek. Günaha geri dönmek.

İngilizce Fells Türkçe anlamı, Fells eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fells ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grassing : Çimlere yaymak. Çim kaplamak. Çim. Vurmak kuş. Ot. Çimen. Otlatmak. Yere sermek. Vurmak (kuş).

Grasslands : Mera. Çayır.

Bent : Yatkınlık. Meyil. Eğim. Üşütük. İbne. Namussuz. Azmetmek. Yiyici. Çok istemek.

 

Frostier : Soğuk. Kırağı kaplı. Dondurucu. Ağarmış. Soğuk (tavır veya cevap vb). Ayaz. Donmuş. Mesafeli. Buz tutmuş. Buzlu.

Dermis : Derma. Dermiş. Esas deri. Cilt. Alt deri. Derinin epidermisinin altındaki kan ve lenf damarları, sinir uçları, kıl folikülleri, ter ve yağ bezlerini içeren bağ dokusu, koryum, dermis. İçderi. Derinin epidermis altında bulunan, stratum papillare ve stratum retikulare olmak üzere iki kısma ayrılan mezoderm kökenli kısmı, derma. Dermis.

Cattle range : Sığır otlağı.

Skin : Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman. Sıyırıp çıkarmak. Kabuk. Çıkarmak. Kazıklamak. Pösteki. Kabuğunu soymak. Cezalandırmak.

Dermato : Derinin. Deriye özgü. Deri-. Deri ile ilgili.

Blighter : Sinir bozucu tip. Gıcık herif. Gıcık tip. Genç adam. Pislik. Herif. Boş herif. Delikanlı.

Fells synonyms : male person, dermat, dog, brow, hide, benting, frosty, hay meadow, grazing land, lad, strike down, cut down, frostiest, coronas, integuments, integument, countryside, coriaceous, grassland, apex, descend, furler, cuss, furlers, lumber, corona, fellow, fell, bents, hayfield, domes, backblocks, eminencies.

Fells zıt anlamlı kelimeler, Fells kelime anlamı

Female : Bayan. Dişilere ilişkin. Dişi gamet veya yumurta meydana getiren birey veya yavru doğuran organizma. Atletizm, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kadın. Kız. Dişi. Dişil. Kancık. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller.

Rise : Çıkmak. İyileşmek. Şiddetlenmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Açılmak. Zam. Artış. Yükselmek. Doğmak. Doğma eylemi.

Ascend : Ziyadeleşmek. Tahta çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak. Yükselmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yukarı çıkmak. Çıkmak (tahta). Ağmak. Artmak.