Femi nedir, Femi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ocak.

Bodur ağaç kümesi.

Femi ile ilgili Cümleler

  • Feminist misin?
  • Bu oyunun feminist bir bakış açısı vardır.
  • Feminist sosyoloji hakkında ders kitapları arıyorum.
  • O bir feminist.

Femi anlamı, tanımı

Femile : Şalvarın üzerine giyilen ceket. Tayyör, ceket

Femina : Dişi.

Femininus : Dişiye ait, dişiyle ilgili olan.

Feminist biyomedikal etik : Tıp kurumunun ataerkillikle bağlarını göstererek gerek kurumsal düzeyde gerekse toplum sağlığı açısından kadınların uğradığı ayrımcılığı açığa çıkaran görüş.

Feminist ekoloji : Yüzyıllar boyunca kadın ve doğanın aynı kaderi paylaştığını, ikisinin de hor görülmüş, aşağılanmış ve eziyete uğramış olduğunu savunan görüş, ekofeminizm.

Feminist etik : Toplumsal cinsiyetin, kadın ve erkeğin etik yaklaşımının oluşmasında oldukça belirleyici olduğunu, kültürel olarak eril ve dişil olarak kodlanan ve parçalanan değerlerin, hayatın tüm alanlarında hem erkekler hem de kadınlar tarafından paylaştırılması gerektiğini savunan görüş.

Feminizasyon : Dişide birincil ve ikincil cinsiyet karakterlerinin normal gelişimi. Erkekte dişi ikincil cinsiyet karakterlerinin gelişmesi veya uyarılması. Nosema türleri gibi Microsporidia’lar, nematodlar ve Wolbachia türleri gibi bakterilerin seksüel olarak olgun konaklarında dişi fenotipik karakterlerin oluşmasına neden olabilmesi durumu.

 

Organa genitalya feminina : Dişi üreme organları.

Partes genitales feminina eksterna : Dişi dış üreme organları.

Partes genitales feminina interna : Dişi iç üreme organları.

Pudendum femininum : Dişi dış üreme organları.

Üretra feminina : Dişilerin sidik borusu.

Feminen : Kadınsı.

Feminist : Feminizm yanlısı kimse ya da görüş.

Feminizm : Toplumda kadının haklarını çoğaltma, erkeğinkiler düzeyine çıkarma, eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı, kadın hareketi.

Kümes : Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer. Ufak ev.

Bodur : Enine göre boyu kısa ve tıknaz.

Ocak : Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

Küme : Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

 

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Diğer dillerde Female homosexuality anlamı nedir?

İngilizce'de Female homosexuality ne demek ? : female homosexuality